CHP İstanbul 36. Olağan İl Kongresi başladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul 36. Olağan İl Kongresi başladı. Bostancı Gösteri Merkezi`nde yapılan kongrede, 654 il delegesi oy kullanarak İstanbul İl Başkanı`nı seçecek. Kongre öncesi Cemal Canpolat ve Canan Kaftancıoğlu adaylıklarını açıkladı.

19:42:00 | 0000-00-00
-- Adversting 5 --

CHP İstanbul 36. Olağan İl Kongresi başladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul 36. Olağan İl Kongresi başladı. Bostancı Gösteri Merkezi`nde yapılan kongrede, 654 il delegesi oy kullanarak İstanbul İl Başkanı`nı seçecek. Kongre öncesi Cemal Canpolat ve Canan Kaftancıoğlu adaylıklarını açıkladı. Kongreye CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

HALK TV TARAF OLDU

Halk TV, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aday olan Canan Kaftancıoğlu’na ilişkin dikkat çeken bir haber yaptı. CHP İstanbul İl Başkanlığı için sandık başına giderken, Halk TV’nin iki başkan adayın biri olan Canan Kaftancıoğlu’nu hedef alması, “taraf mı tutuyor” sorularına neden oldu.

Halk TV’nin, İstanbul İl Başkan adayı Kaftancıoğlu’nun 6 yıl önce attığı tweeti yeni atılmış gibi gündeme getirmesi, “Halk TV seçimlerde Cemal Canpolat’ı destekliyor” yorumlarına neden oldu.

İşte Halk TV’nin sosyal medya’dan paylaştığı o mesajı:

KILIÇDAROĞLU`NDAN SERT İFADELER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kongrede yaptığı konuşmada, Meclis’in önündeki kendini yakan vatandaşa değindi. Kılıçdaroğlu “Dün TBMM`de bir kişi üzerine gaz yağı döktü ve ateşe verdi. Niye? Geçinemiyorum diye. Bir gencecik vatandaşımız üzerine akaryakıtı döküyor kibriti vuruyor. Gazetelerin birinci sayfasında bile yer almadı. O işçi kardeşime söyleyeyim Meclis`e niye geldin? Git Saray`ın önünde yak. O zaman diyecek ki; `Beni çok seviyor kendisini ateşe verdi’” dedi.

“HAPİSHANEDE ESİR, TUTSAK MİLLETVEKİLİ ARKADAŞIMIZ VAR”

Kılıçdaroğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu kongrede bir eksiğimiz var. Hapishanede bir esir, tutsak Milletvekili arkadaşımız var. Hiçbir suçu olmamasına rağmen aramızda olmaması demokrasinin ayıbıdır. Biz yürürken o hapishanede kitap yazıyordu; `Ben yatarken, siz yürürken` diyordu. Evet, kalbimiz Türkiye`nin geleceği için aynı duygularla atıyordu. Birlikte mücadele ettik. Türkiye için mücadele ediyoruz. Gittiğiniz her yerde anlatın; ağzımızdan bir söz çıkıyorsa, bunun tek bir nedeni var, Türkiye`yi büyütmek ve yüceltmek. Enis Berberoğlu başta olmak üzere hiçbir Milletvekilinin hapishanede olmasını kabul etmiyoruz. Bu bir demokrasi ayıbıdır.

"BU HÜKÜMETİN ADI TEFECİ HÜKÜMETİDİR"

Bu hükümetin adı tefeci hükümetidir. Tefecilere hizmet ediyor bu hükümet. Ne demek tefeci hükümet? Son 15 yılda bir grup faiz lobisine ödedikleri para 179 milyar dolar. İşçiye emekliye vermiyorlar ya işte o paralardan. İçeriye de bir gruba ödediler. Son 15 yılda 620 milyar lira.

“İSTANBUL`A İHANET EDENLERİ TEMİZLEYECEĞİZ”

Kemal Kılıçdaroğlu açıklamasında Fatih Sultan Mehmet’e minnet ve şükran borçlu olduklarını belirterek şöyle sürdürdü:

“İstanbul bütün dünyanın yakından izlediği bir kenttir. İstanbul`un anahtarını bize Fatih Sultan Mehmet teslim etmiştir. Bu nedenle bu anahtarı teslim eden Fatih`e minnet ve şükran borçluyuz. Ve aynen şunları söyledim. `Geldikleri gibi gidecekler` dedim. Ve geldikleri gibi gönderdi onları. Fatih Sultan Mehmet`ten anahtarı Atatürk aldı. Biz yeri geldiği zaman insan hakları uğruna, demokrasi adına, hukuk uğruna mücadele etmesini biliriz. Çünkü biz kentin anahtarını İstanbul`un anahtarını birilerine teslim etmeyeceğiz. İstanbul`dayız. Görkemli bir kentteyiz. Olağanüstü bir kentteyiz. Dünyanın en büyük metropollerinden birindeyiz. Bu kenti yönetenler `İstanbul`a ihanet ettik` dediler. İhanet bıçağını çekip alacağım. İstanbul`u yine tarihi görkemli günlerine kavuşturmak bizim boynumuzun borcudur. Herkes şunu çok iyi bilsin; 2019 geliyor, referandumda hangi sonucu elde ettiysek, İBB seçimlerinde daha büyük çoğunluk elde edeceğiz. Biz İstanbul`u onların yaptıklarını yapmak için değil, İstanbul`un tarihini yok etmek için değil, yeniden düze çıkarmak için istiyoruz. Sözümüz söz, İstanbul`a adaleti getireceğiz. İstanbul`a ihanet edenleri temizleyeceğiz. Her birimize İstanbul`da görev yapan ister partili ister partisiz herkesin İstanbul için çalışması lazım. İstanbul bizim İstanbul`umuz. Üzerine titrediğimiz en önemli kentlerden birisi. İstanbul`da yaşanan birçok sorun bütün Türkiye`de yaşanıyor ve biz bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz.”

"BUNLAR GAYRİ MİLLİ"

Ankara`daki beyler yandaşları dünürleri gittiler Man adasında şirket kurdular. Vergi vermemek için dümen çevirdiler. Musluğu açarken 5 çeşit vergi ödüyorsun.Bunlar milli değil gayri milli. Kendi ülkesine vergi ödememek için yurtdışında şirket kuranlar milli de olamazlar yerli de olamazlar.”

“BU DÜZENİ YIKACAĞIZ”

Asgari ücrete de değinen Kılıçdaroğlu “Dedik ki asgari ücreti arttırın. Bin 709 lira ile bir aile nasıl geçinsin. Bu ülkeyi yönetenler diyecek ki milletvekili aylığı yetmiyor ticaret yapmazsan geçinemem. Bin 709 liraya karşı çıkanlara o para haram olsun. Bu düzeni yıkacağız. Rant düzenini yıkacağız” diye konuştu.

“KENDİ ÇOCUKLARINI KOBAY OLARAK KULLANAN ÜLKE”

CHP lideri konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Eğitim iflas etmiş durumda. Hiç bir anne baba eğitim sisteminden memnun değil. Kendi çocuklarını kobay olarak kullanan ülke Türkiye. Sabah kalkıyorsunuz eğitim sistemi değişmiş, okul değişmiş, tabelalar değişmiş. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin eğitim sistemini bozmayı amaçlıyorlar. Herkes severek ve isteyerek çocuğunu arzu ettiği okula gönderecek. Hiç bir zaman taşımalı eğitim yaptırmayacağız. Nerede bir çocuk varsa yanında öğretmeni olacak.

"BUGÜN SUÇLUYU SARAYDA OTURAN ZEVAT BELİRLİYOR"

Kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıran düzene hayır diyoruz. Yargı... İflas eden bir yargı sistemiyle karşı karşıyayız. Dünyanın bütün demokrasilerinde kimin suçlu olup olmadığına hakim karar verir. Ama siyasi otorite bütün gücü elinde topluyorsa suçluyu siyasi otorite belirler. Bugün suçluyu belirleyen Sarayda oturan zevattır. O suçluyu belirliyor arkasından hakim ve savcılar devreye giriyor. 1940`ların Almanyası 2017`nin Türkiye`si aynı.Biz boşuna kilometrelerce yürümedik. Adalet olsa o kadar yol yürünür mü? Adalet isteyen herkes için yürüdük.

"HAREKETE GEÇMEZSENİZ NAMERTSİNİZ"

Bugün geldiğimizde yerde suçluyu belirleyen sarayda oturan zevattır. Suçluyu o belirliyor arkasından savcılar, hakimler devreye giriyor. 1940`ların Almanyası`nda hangi koşullar varsa bugün Türkiye`de aynı koşullar vardır. Bu düzeni yıkacağız derken, Hitler Almanyası`nı Almanlar nasıl yıktıysa, direnme hakkımızı kullanarak biz de bu düzeni yıkacağız. Biz boşuna kilometrelerce yürümedik. Bu ülke için herkes için yürüdük. Adalet olsa o kadar yolu yürür müydük? Adalet soylu bir kavramdır, üzerinde hepimizin titremesi gerekir. Adaletin olmadığı bir yerde devlet, insan hakları, düşünce özgürlüğü olmaz; kaos, kavga, kargaşa, darbe olur. Adalet bunların hepsini engeller. Hitler`in Almanyası`nda Adalet Müşaviri vardı. Dönemin hakimlerine şunu söylüyor: `Vereceğiniz her kararda önce kendinize şunu sorun. Benim yerimde Führer olsa nasıl karar verirdi?` Bugün Anayasa Mahkemesi kararını tanımayan bazı hakimler, Führer benzeri hareket içindeler. Biliyorum bunu söyledim diye şimdi hemen fezlekeler düzenlenecek, savcılar harekete geçecek. Geçmezseniz namertsiniz siz.”

"EGE ADALARI KİMİN?"

Yunanistan tarafından işgal edilen adalara da değinen Kılıçdaroğlu “Ege adaları... Dünya kadar soru sordum; Bu adalar bizim mi Yunanistan`ın mı? Her lafıma laf yetiştirir buna geline tık yok. Çipras gitti ziyaret etti, Yunan bayrağı var. Dışişleri Bakanı açıklama yapıyor, Bizim zamanımızda teslim edilmedi diyor. Sen Süleyman Şah Türbesi`ni kaçırmadın mı? Tarihimize saygılıyız görkemli bir tarihimiz var. Ama bu saygı birilerinin diline pelesenk olmamalı. Bunlar Süleyman Şah Türbesi`ni kaçırarak kendi tarihlerine ihanet ettiler. Söz veriyorum Süleyman Şah Türbesi`ni oraya götüreceğiz Türk Bayrağı`nı dikeceğiz” diye konuştu.

ENİS BERBEOĞLU`NDAN MESAJ

Kongrenin yapıldığı salona Türk bayrakları, Atatürk ve Kılıçdaroğlu fotoğrafları asıldı. Enis Berberoğlu`nun fotoğrafının bulunduğu “Buluşacağız Özgürlükte Yarınlar Bizim" yazılı pankart dikkat çekti.

Berberoğlu, kongreye CHP Milletvekili Dursun Çiçek aracılığıyla mesaj gönderdi. Berberoğlu`nun mesajı şöyle:

"CHP İstanbul Kongre Üyelerini ve katılımcı dava arkadaşlarımı sevgi ve saygı ile selamlıyorum.
Demokrasi ve adalet ardına çok ağır bedel ödemiş dostum ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin şerefli mensubu Dursun Çiçek aracılığı ile sizlere yolladığım bu mesajımda vurgulamak isterim ki; ne bir pişmanlık ve ne de suçluluk duygusundan eser yoktur. Müteahhit bürolarında ve avukat ofislerinde değil, cephelerde savaş meydanlarında kurulmuş bir partinin onurlu bir üyesi olarak ne siz dava arkadaşlarımı ve ne de canımdan çok sevdiğim ailemi mahcup edecek hiç bir eylemim olmadı ve olamaz da...
Dava arkadaşlarımın katılımı ve sağ duyusu ile demokrasi şöleni olarak geçeceğinden emin olduğum İstanbul İl Kongresine iktidar yolunda başarılar diliyorum.
İlk seçimlerle birlikte ülkemizde CHP’li günlerin yakın olduğu umudumu paylaşmak istiyorum. 
Aranıza en kısa sürede dönmek ve özlem gidermek dileği ile herkese sevgi ve saygılar sunuyorum."

KONGREDE GERGİNLİK

Kongrede, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Muharrem Aktaş ile bir grup arasında gerginlik yaşandı.  Muharrem Aktaş, kongrede söz alarak konuşmaya başladı. Aktaş`ın Sarıyer ilçesinde yapılan mahalle seçimlerinde usulsüzlük olduğunu iddia etmesi üzeri, Sarıyer ilçe teşkilatı üyesi bir grup slogan atarak tepki gösterdi. Grup, “Hak, hukuk, adalet" şeklinde slogan attı. “Hak, hukuk, adalet nerede" yazılı bir pankart da açan grup, Aktaş`ı yuhaladı. Bunun üzerine divan kurulu salonda bulunanları sakinleştirmeye çalıştı.

Ardından divan kurulu, tüzük gereği il yöneticilerinin kongrede konuşma hakkının olmadığını belirterek, Aktaş`ın konuşmasını bitirmesini istedi. Divan kurulunun bu sözleri salondan yoğun alkış aldı. Muharrem Aktaş ise delege sıfatıyla konuşma hakkının olduğunu belirterek, konuşmasını sürdürmek istedi. Salondan yeniden tepki gelmesi üzerine Aktaş, “İl delegelerinin gerçeği öğrenmesine misafirlerimiz tarafından engel olunmuştur" diyerek kürsüden ayrıldı.

İl delegesi Metin Kaya yaptığı konuşmada Cemal Canpolat`a desteğini açıklaması üzerine salonda gerginlik yine yükseldi. Kaya`nın konuşması sık sık ıslıklar ve yuhalamalarla kesildi. Tepkilerin ardından Kaya salonu terk etti. Kaynak ODA tv

 

<script async custom-element="amp-auto-ads"
src="https://cdn.ampproject.org/v0/amp-auto-ads-0.1.js">
</script>

<amp-auto-ads type="adsense"
data-ad-client="ca-pub-8630624320449895">
</amp-auto-ads>




ETİKET :  

Tümü
-- Adversting 7 --

<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({
google_ad_client: "ca-pub-8630624320449895",
enable_page_level_ads: true
});
</script>