DÜNYA MİRASI KENT EDİRNE !

24 ülke 53 kent gezdi ancak Edirne`ye hayran kaldı !.. İstanbul`un Gezgin Lakaplı Deneyimli Yerel Gazetecilerinden Engin Belli, Edirne`yi özel röportajın da kaleme aldı.

14:24:00 | 2018-08-06
-- Adversting 5 --

DÜNYA MİRASI KENT EDİRNE !

24 ülke 53 kent gezdi ancak Edirne’ye hayran kaldı !.. İstanbul’un Gezgin Lakaplı Deneyimli Yerel Gazetecilerinden Engin Belli, Edirne’yi özel röportajın da kaleme aldı.

GAZETECİ ENGİN BELLİ’NİN KALEMİNDEN

 

 

Tarihi, Kültürel ve Doğa Harikası Kent…

 

Osmanlı’ya 92 Yıl Başkentlik yapmış İl…

 

Geleceği ve Gelişimi Turizme bağlı Mutlu İnsanların Diyarı…

 

Dünya’da ziyaret edilen 100 şehir arasında 68. sırada ki Kadim Şehir…

 

Türkiye’de ise İstanbul ve Antalya’nın ardından gelen Turizm Cenneti Sarı Sıcak Toprakların Başkenti…

 

Evet övgüyle bahsettiğim kent, Doğu Trakya’nın başkenti diyebileceğim, Edirne’den başka bir il değil. Kentin simgesi Selimiye Camii… Saray Mutfağı harika ve eklemeden geçemeyeceğim Edirne Tava Ciğeri leziz ve meşhur…

 

Sadece Tava Ciğeri mi ?

 

Badem Ezmesi, Peyniri, Geleneksel El Sanatları, Deri, Edirnekâri, Edirne Çinisi, Hat, Teship, Ege Denizine kıyı muhteşem sahili… En önemlisi de Türkiye’nin en Mutlu insanlarının yaşadığı kent Edirne…

 

Kadim Kent Edirne’yi makamında ziyaret ettiğimiz Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu’na sorduk. UNESCO Kültür Mirası Eserlerine sahip Edirne’yi Müdür Hacıoğlu anlattı biz keyifle dinleyip not aldık.

 

Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet HACIOĞLU görevini büyük bir aşkla yapıyor. Edirne için çabalıyor, koşuyor, koşturuyor, çalışıyor… Kendisini görenler vazifelerine daha büyük bir istekle sarılıyor,  gecesini gündüzüne katıyor. 4 yıl önce tayin olup geldiği Edirne’yi Turizm’de zirveye ulaştırmak için canla başla çalışıyor. 1992 yılında görev başladığı İstanbul’da Milli Eğitim Camiasının önemli isimlerinden olan Başarılı Devlet İnsanı Müdür Hacıoğlu sorularımızı yanıtladı.

 

Röportajımıza geçmeden nezaket sahibi konuk severliği için de Sayın Hacıoğlu’na teşekkür ederiz. Siz kıymetli okurlarımız için kaleme aldığımız özel röportajımızı keyifle okuyacağınıza eminim.

 

 

İŞTE O RÖPORTAJ :

 

 

 

1)  Edirne’nin ön plana çıkan turistik ürünleri ve bu ürünlerin çekici yanları nelerdir?

 

 

Edirne Tarih ve Kültür şehridir. Osmanlı Medeniyetinin şekillendiği bir yerdir. Aynı zamanda Edirne Traklardan Makedonyalılara Bizanslılardan Romalılara ve Osmanlıya kadar birçok medeniyete başkentlik yapmış bir yerdir. Doğal olarak burası çok önemli tarih ve kültür şehridir. Bu saydığım medeniyetlere ilişkin birçok objeyi burada görmek mümkündür. Özellikle de Osmanlı Medeniyeti’nin yaşayan bütün objeleri burada mevcuttur. Hanlar, hamamlar, kervansaraylar, camiler, mescitler, köprüler başta olmak üzere. Türkiye’de zaten m2’ye en fazla tarihi eserin düştüğü il Edirne’dir. Sayı belki İstanbul kadar değildir ancak m2’ye vurulduğunda Edirne bu manada ilk sıradadır. Türkiye’de de Turizm Pastasından gereken payı almaktadır. İngiltere merkezli Euromonitor International Şirketinin yaptığı araştırmaya göre ; Dünya’da ziyaret edilen 100 şehir arasında Edirne 68. sırada yer alıyor. Türkiye’de ise İstanbul, Antalya ve ardından Edirne gelmektedir. Turizm Bakanlığı’nın envanterine göre ifade ediyorum bu sayıyı. UNESCO Kültür Mirası Eserlerine sahip Selimiye Osmanlı Zirvesi Eserleri burada zaten. Edirne böylesine önem arz eden bir ilimizdir. Çekici yanlarına değinecek olur isek başlı başına Osmanlı Medeniyeti’nin en önemli ürünü olan Selimiye Camii UNOSCO Mirası olduğu için Selimiye Cami’ini göstermek mümkündür.

 

 

2)    Edirne’nin çok turist (yerli/yabancı ayrımında) aldığı dönem hangisidir ve Edirne’ye turist en çok hangi amaçla gelmektedir?

 

 

Edirne ilimiz ağırlık olarak İlkbahar ve Yaz dönemlerinde turist alır. 14-15 Nisan Turizm haftasının başlamasıyla birlikte bizde yoğunluk başlar. Ancak bu dönem içerisinde bazı dönemler var. Onlarda kapasite 6 ay önceden dolar bizde. Örneğin 5-6 Mayıs tarihlerinde baharın habercisi olarak kabul edilen Hıdrellez ve Kakava Şenlikleri için 6 ay önceden otellerimiz dolar. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde de otellerimiz dolar. Bando Ciğer Festivali’nde de keza otellerimiz dolar. Edirne’nin yoğunluk olarak İlkbahar ve Yaz ayları ama özellikle de bahsettiğim Kakava ve Hıdırellez, Kırpınar dönemlerinde ciddi bir yoğunluğu var. Senede yerli ve yabancı ortalama 3 Milyon Turist alan bir kenttir. Tarihi ve Kültürel değerleri görmek için birincil amaç olarak ziyaret ederler. Ardından ikinci amaç olarak ise Gastronomi için gelirler ziyaretçilerimiz. Buranın mutfağı çok iyidir. Ciğeri var, köftesi var. Osmanlı Medeniyeti’ne 92 yıl başkentlik yapmasından dolayı Saray Mutfağı da var burada. Doğal güzellikleri için de gelirler elbette. Sadece Edirne kent merkezini anlamamak lazım. Bizim Saros Körfezine 76 km’lik sınırımız var. Dünya’da kendini yenileyebilen bir denizimiz var. Temiz havası var. Ormanları var. Tarihi Kültürel yerleri görmek için, yeme içme için ve doğal güzellikleri görmek için ilimiz turist alır.

 

3)     Edirne turistik açıdan yeterli altyapı/üstyapı ve diğer turistik destinasyonlar karşısında turizmden aldığı payı arttırmak için yeterli rekabet gücüne sahip mi?

 

Maalesef bu sorunun yanıtı olumsuz olarak değerlendiriyoruz. Gelen yerli ve yabancı turistlerimize, Turist Memnuniyet anketi uyguluyoruz. Uyguladığımız anketlerde en çok göze çarpan sıkıntı şehrin içerisinde yollar. Otoparkların yetersiz oluşu ve tuvaletlerin eksikliği. Bu da yerel yönetimin ihmalini göstermektedir. Yerel yönetimlerin bu konuda daha ilgili olması lazım. Temel problemler kanalizasyondur, yoldur, otoparktır ve sudur. Bunu yerel yönetim çözer. Bu Valiliğin işi değil. Müdürlüğümüzün işi de değil. STK ve Derneklerin işi de değil. Diğer iller ya da Dünya’da ki kentler ile yarışmamız için bu alt yapı sorunlarının çözülmüş olması gerekmektedir. Bunun için de yerel yönetimlere ciddi sorumluluk düşmektedir.

 

4)   Turistlerin Edirne’ye ulaşım kolaylığı sizce yeterli düzeyde midir?

 

Ulaşım ilimize gelen Turistler için çok kolay. 2019’da kentimize gelecek olana Hızlı Tren ile daha da kolaylaşacaktır. İhalesi yapılıyor şu anda. Sanırım 2020’de bu da bitecektir. Havalimanımız yok, en yakın Çorlu’da var. Ama havalimanına gerek yok düşüncesindeyiz. Edirne-İstanbul arasında otoyol var. 210 km’lik bir yol burası. Artı Hızlı Tren ile bu daha da kolaylaşacaktır.

 

5)    Edirne şehir olarak bir imaja sahip midir? (Edirne dendiği zaman zihinlerde Edirne’yi ifade eden bir resim oluşmakta mıdır?)

 

 

Selimiye Camii diye hemen cevap verebilirim. Dünya’da içerisinde bulunduğu eserle özdeş olan, örtüşen, yakışan, birleşen, bitişen başka bir yer yoktur. İnsanlarımıza İstanbul dersek Sultanahmet Camii der, başkası Süleymaniye Camii der, bir başkası Kız Kulesi der… Ancak Edirne deyince Selimiye Camii derler. Selimiye Camii deyince de Edirne derler. Böyle bir şehirde yaşıyoruz. Özdeş olan bir şehirdir. Dünya’da da yoktur bir örneği. Belki Venedik Kanallar derler. Belki Amsterdam Kanallar derler. Selimiye denince Edirne derler.

 

6)     Edirne’deki turistik ürün çeşitliliği yeterli düzeyde midir? Yeterli değilse neler yapılmalıdır? (Pazarda hangi ürünler ve hangi turistik bölgelerle var olmalıdır?)

 

 

Gelen ziyaretçilerimiz Tarihi ve Kültürel envanterimizi görmeye geliyor. Han, Haman, Medrese, Cami, Köprü hepsini görmeye geliyor. Burada 7 adet Selatin Camii var. Padişah ve sülalesinin yaptığı camilere Selatin Cami denir. Osmanlı’dan kalan 3 hamam’ı fiili olarak kullanılıyor. Şu an da Vakıflar Müdürlüğü Hamam Müzesi yapmak üzere çalışma yürütüyor. Tadilat yapıyor. Bizde bir hamam’ı müzeye çeviriyoruz. Üniversitemizde de Turizm alanında ilimize değer katan çalışmaların yetersiz olduğunu gözlemliyoruz. Açıkça akademik kadro yetersiz kalıyor. Turizme değer katan bir de hediyelik eşya sektörü oluştu. Son zamanlarda Edirne’de gelen turistler hediyelik alırlar. Yani turistler kendilerine Edirne’yi hatırlatan bir şeyler almaya başladılar. Bu sektör de gelişti. Magnet mıknatıslı ürünlerimiz var. Edirnekâri yani ahşap üzerine boyama ile yapılır bunlar var ki sadece Edirne ilimize aittir. Başka yörede bulamazsınız. Aynalı süpürge var. Osmanlı’da 17. yüzyılda misk, amber ve gül esansı karıştırılarak üretilen “Mis Meyve Sabunu” yani “Saray Sabunu” ya da bir diğer değişle “ Mis Sabunu” var. Küçük Kispet ürünleri var. Bez Bebekler var. Edirne hatırası yazan her üründür kültürel değeri yoktur. Havlu yapmışlar ama bu ilin simgesi değeri değildir. Edirne Çinisi var. İşlemeli tabaklardır. Gelen turiste Edirne’yi hatırlatan özellikli ürünlerdir bu saydıklarım. Bu sektör de Edirne’de gelişti dediğim gibi. Mesela Müdürlüğümüz bünyesinde Edirnekâri ve Edirne Çinisi kursları açıyoruz ki bu kurslarda unutulmaya yüz tutmuş bu geleneksel el ürünlerini öğrensinler öğrenince yaşatsınlar hatta bunu geçim kapısı yapsınlar ve gelecek kuşaklara aktarsınlar. Halk Eğitim Müdürlüğümüz sertifikasını veriyor, projenin tamamı Kültür Bakanlığı yani Müdürlüğümüze ait.

 

 

7)         Edirne’de özellikle kültürel mirasın ve diğer turizm kaynaklarının sürdürülebilirliği için çalışmalar yapılıyor mu? Yapılıyorsa bunlara örnek verir misiniz?

 

 

Edirne Halk Eğitim Müdürlüğü ve bizim Müdürlüğümüzün bünyesinde özellikle unutulmaya yüz tutmuş Geleneksel El Sanatlarımız Deri, Edirnekâri, Edirne Çinisi, Hat, Teship gibi kurslar düzenlenmekte ve gelecek nesillere aktarılmaktadır. İçerisinde bulunuğumuz yer bir Kervansaray’dır. Vakıflar Müdürlüğümüzün malıdır, bize tahsistir. Bizler Tarihi Mekanların Eserlerin bakımını onarımını tadilatını mülkiyet durumuna göre yapıyoruz. Camilerimizin kurşunları da değişiyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Edirne’de devam eden 15 şantiyesi var. Hepsi Tarihi ve Turist özellik taşıyan, miras özelliği olan eserlerin restorasyonlarına ilişkindir. Köprü, Hamam, Cami … Valilikte yapıyor tarih konakları mülkiyet durumuna göre restore ettiriyor. Sivil Mimari Eserlerinin sayısı 800 civarında ve 700’ü özel mülkiyete haiz. İlçelerimizde de değerlerimiz var. Keşan’da var, Uzunköprü Osmanlı’nın kurduğu bir kenttir. Önce köprüyü inşa ediyor sonra kenti kuruyor. Köprü için bir kent kurmuş durumu ortaya çıkıyor böylelikle. Bugün 40 bin nüfuslu bir ilçemiz. Bizim en gözde ilçemiz Keşan’dır. Keşan hem Sanayi ve Ticaret Merkezi hem de Deniz Turizmine sahip bir ilçemizdir. Erikli tarafı ilçemize bağlıdır. İpsala da sınır kapımız var ve çeltik tarımı ile ünlü bir ilçemizdir. Sınır kapılarımız var ve son dönemlerde özellikle FETÖ gibi Terör Örgütlerinin mensupları buradan kaçak geçiş yapmak isterken yakalanıyor. Malum ülke gündemine hemen bu haberler oturuyor. Edirne ilimizin kötü anılmasına neden oluyor. Göçmen kaçakçılığı da hat safhada. Gerçi Yaz döneminde Ege Bölgesi’ne kaymaya başladı bu kaçakçılık işleri. Aslında Turizmimiz olumsuz etkilenmiyor diyebiliriz. Çünkü Edirne’de Selimiye Camii o kadar muhteşem bir eser ki taşın o kadar harikulade hale dönüşmüş hali ki bu olaylar Selimiye’nin gölgesinde kalıyor.

 

8)   Edirne’de turizm alanındaki paydaşlar (kamu kurumlan, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim, üniversite ve yerel halk) arasında işbirliği yapılıyor mu? Yapılıyorsa örnek teşkil edecek çalışmalar nelerdir?

 

 

Kesinlik bir koordinasyonumuz var. Çok iyi bir koordinasyonumuz var. Bu koordinasyonumuzun merkezinde Valilik var. Valiliğin sekretaryası Müdürlüğümüze aittir. Belediye, Vakıflar Müdürlüğü, STK’lar, Borsa, Ticaret ve Sanayi Odası inanın bir uyum içerisinde bu kent için çalışıyor. Sıklıkla Turizm Konseyi toplanıyor. İcra Komitesi var. İcra Komitesinin altında Kültür, Tanıtma ve Turizm ile ilgili alt komisyonlar var. Bunların altına Kent Konseyi var. Çok açık ve amiyane bir tabir kullanacağım çok özür diliyorum okurlarımızdan “ Edirne’yi tanıtmak için yarışa girmeye gerek yok, her yetkili kişi, kurum ve kuruluş üzerine düşeni yapsın. Kimse kimseyi kıskanmasın. Bu kadar basit.” Buranın kanalizasyonunu Tunca Nehrine ben mi akıtıyorum ? Kurum olarak biz mi akıtıyoruz ? Herkes kendi işini yaparsa, sorun olmaz, Edirne’ye daha çok katkısı olur Turizm açısından. En azından ben oraya kanocuları getirdiğimde kürek çekerken yüzlerine kanalizasyon gelmez. Yarışa gerek yok herkes üzerine düşeni yapsın.

 

 

 

9)   Edirne’de kültür turizmini geliştirmek ve Edirne’ye daha fazla turist çekmek için neler yapılmalıdır?

 

 

3. sorunuzda bu yanıtı verdim. Şöyle dedim ; “Gelen yerli ve yabancı turistlerimize, Turist Memnuniyet anketi uyguluyoruz. Uyguladığımız anketlerde en çok göze çarpan sıkıntı şehrin içerisinde yollar. Otoparkların yetersiz oluşu ve tuvaletlerin eksikliği. Bu da yerel yönetimin ihmalini göstermektedir. Yerel yönetimlerin bu konuda daha ilgili olması lazım. Temel problemler kanalizasyondur, yoldur, otoparktır ve sudur. Bunu yerel yönetim çözer. Bu Valiliğin işi değil. Müdürlüğümüzün işi de değil. STK ve Derneklerin işi de değil. Diğer iller ya da Dünya’da ki kentler ile yarışmamız için bu alt yapı sorunlarının çözülmüş olması gerekmektedir. Bunun için de yerel yönetimlere ciddi sorumluluk düşmektedir.”. Turist Memnuniyet anketinde ki sorunların çözülmesi lazım. Şehir içi yollar, otoparklar, kanalizasyon, ilçe belediyelerinde de sorunlar var köstebek yuvası gibi yollarımız, tuvaletler sıkıntılı. Tuvaletler işletilemiyor ve denetimi yapılamıyor. Gastronomi olarak baktığımızda da Edirne Tava Ciğeri önem araz ediyor. Öyle restoranlarımız var ki ; kim usta ? kim çırak ? kim garson ? masalar plastik vs. Ancak çok iyi nezih mekanlarımız da var. Sektör olarak bu işten para kazanıyor ise kendisine çeki düzen vermelidir. Ortak standart olmalıdır. Bunu zabıta ve yerel yönetim denetleyecektir. Belediye’ye geldi yine yollar değil mi !..

 

 

10)             Edirne’nin turizm açısından uygun olan coğrafi zenginlikleri nelerdir? Bu zenginlikler yeterli düzeyde turist almakta mıdır ve Türkiye ve Dünya’nın bu yerler hakkında bilgisi var mıdır?

 

 

Edirne Türkiye’de en fazla ziyaretçi turist alan 3. il konumundadır. İstanbul ve Antalya’dan sonra. İzmir’den fazladır. Gel geç insanları saymıyoruz burada. Hudut kapısından geçen insanların sayısı yıllık 4 milyon kişi. Onları hesaba katmıyoruz. Edirne yılda 3 Milyon Turist alan bir ildir. Bu turistlerin 2 milyonu Selimiye Camii’ni görmeye geliyor. Uzak Doğu’dan gelenler var. Çin’den, Filipinler’den, Güney Kore’den gelen var. Avrupa’dan zaten bol bol geliyor. Edirne kendinin farkında. Edirne nevi şahsına münhasır problemlerini çözdüğü zaman, otopark, yol, tuvalet gibi sorunlar bunlar, çözdüğü zaman bu turist sayısını 2 katına katlayacaktır. Devam eden projeler var ;  Hıdırlık Tabya Projesi, Saray İçi Ören Yerleri Projesi, Şükrü Paşa Projesi, Makedonya Saat Kulesi Projesi, Anıtların ve Vakıfların devam ettirdiği projelerin bunların tamamlanması ile Edirne çok şey kazanacaktır. Bakanlığımızın 61 Milyon TL değerinde 4 proje yürütüyor, Vakıflar ise 15 proje yürütüyor. Valilik de 4 proje yürütüyor. Edirne’nin kurtuluşu Turizm olduğu için geleceği de Turizm olduğu için Edirne daha istekli bu manada. İnsanlarımız mutlu. Edirne’de 4 yıldır görev yapıyorum ve belki de Türkiye’de en mutlu insanlar Edirne’de yaşıyor. Su problemimiz var, yol problemimiz var, kanalizasyon problemimiz var, otopark problemimiz var ancak insanlar bağırıp çağırmıyor. Kimse haykırmıyor. Herkes kaderine razı olmuş durumda. Bu İstanbul’da olsa İlçe Yerel Yönetimler yerinde durabilir mi ? Ancak Edirne de insanlar mutlu ve kaderine razı olmuş durumda diyebilirim.

 

 

 

DSC_0805

-- Adversting 6 --


ETİKET :  

Tümü