Bölgedeki savaşı, komşuya düşen ateşi ve ülkeye yansıyan gerginliği kaçırılamaz fırsat bilip 'nerde Trak orda bırak' kenti Silibriya da tarafların özlemle beklediği duruşmalara başlandı. On yıllardır iktidar erkini elinde tutan yozman tarafından, sandıktan kaçmak için veya seçime Duruşman ile girmemek için kurgulandığı ifade edilen kumpas, dünya çapında görücüye çıktı...
Bitarafın yetkili ağızlarınca 'peçete, paçavra' yakıştırmasıyla anılan, yaklaşık dört bin sayfalık iddia-iftiraname vizyonda. İçi ilkesiz odunlar, çürük ağaç tomrukları rumuzuyla haysiyet cellatlığına soyunan gizli tanıklarla dolu. Duruşmanın ilk günü özet okundu geçildi. Anlaşılan o ki dört bin gün süreceği öngörülen mahkemede baştan belli olduğu gibi suç isnat edilenler değil resmen reel siyaset yargılanacak...
İlerideki günlerde yozman direktifleriyle kurulmuş heyet, absürt sürtüşmeyi ve silik çatışmayı aymazlıkla mahkemeye taşıyacak. Önden belirlenmiş cezaları kesecek. Bu yoz sistemde yargının feriştahı olsa ne yapar gene aynını. Gözler kapanır vazifeler yerine getirilir çünkü emir demiri keser. Zaten yargılamalar epey uzun süreceğinden veya punduna getirilip anında bitirileceğinden ortalıkta bir şehir efsanesi dolaşıyor. Hakem heyeti emre amadeliğe iştahlı üçü beşi bir arada 'ehliyetleri çok çok yeni' olanlardan atandı. Yani kararı vereceklerin hepi topu acemi ve çaylak...
Her cephede tek etkili, sivri akıllı yozman inisiyatifiyle orada yani 'nerde Trak orda bırak' şehri Silibriya da komplo teorileri çerçevesinde yargılanan salt Duruşman değil. Yargılanan yozlaşan siyasete adam gibi adam duruşlu Duruşman ve yoldaşlarının getirdiği ve hayata geçirilmesinden korkulan yeni siyaset anlayışı. Duruşman ve yoldaşlarının mevcut iktidarı devirme algısının ve iktidara yürüyüş gücünün önüne geçme, güdümlü yargı ve ölümlü yargıçlarla Duruşman ve ekibine bidaha geçilmeme savaşı...
Bölgenin kirli savaşla kirletildiği, kan döküldüğü şu günlerde yapılacak 'ilk seçimde mevcut iktidarı değiştirecek başkan adayını' yargılayarak siyaset bir kere daha kirletiliyor. Lekesi geçmez o malum kararı verecekler şunu iyi bilmeli, ömür boyu 'o karar sizinle gelecek ve hep sizinle olacak.' Duruşman ve yoldaşları, duruşmaların sonunda takdir yetkisini elbette yargıçların elinden alamaz. Ancak 'o karar nereye gitseniz sizinle gidecek' takdiri size uygun görülendir. Bu arada gün gelecek 'iddia makamı da yargılanacak' yargı makamı da...
Yani adı iddianame soyadı 'iftiraname' denilen bu tumturaklı söylenceyle başkente selam çakılıyor. Yozman ve silsilesine esas duruşta çakan çakana. Ancak Duruşman, daha başlangıçta çivisi kopmuş duruşmalara çelik iradeyle paslanmaz çiviyi çaktı bile. Sayesinde asıl asrın yolsuzluğunu ve asil soysuzluğu hangi 'ahtapotun kolları' yapmış anlaşılacak. Yani çok yakında
'Asrın yolsuzu' Duruşman mı yozman mı net bir şekilde ortaya çıkar, Yazmanlar tarihe not eder. Ve yarınlarda bu sefer onlar yargılanır...
Siyasi ikbal için devri sabık yaratma derdindeki yozman ve şürekası 'birazcık mertliği varsa masum insanları bırakır, tek başına Duruşman ile mücadele eder.' Aksi halde bu apaçık savaş esiri dayatmalı, dünyada eşi benzeri görülmemiş siyasi dava aslına rücu eder. Ayrıca millet aşkın gücünü gösterdiğinde 'kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz' haykırışıyla ayağa kalktığında ortada dava mava kalmaz. Kalmaz çünkü bu eften püften uyduruk kaydırık davalar toplumda mücadele azmi ve 'büyük bir özgüven' patlaması yaratıyor...
Toplumsal patlamayı önleyeceği düşünülen bu davalar bir nevi gerçeğe yolculuk. Geleceğe 'caps olsun diye' söylemeden geçilemeyecek bir duruş. Duruşman ve yoldaşları bu duruşmalardan yüz akıyla çıkar. Yakında nerde Trak orda bırak kenti Silibriya'dan da çıkarlar. Ve Duruşman, yozman ve şürekasını bir kez daha sandığa gömer...
Duruşman, yozmanlara karşı özlemle beklenen duruşmada. Dava siyasi, çatışma baki. Duruşman ile yozman çatışmasının nedeni, siyasetin mahkemelerde süründürülmesinin özü sandık. Tüm mesele sandıktan çıkmak veya çıkamamak. Yani tarafları kemikleştiren umu da korku da bu...
Bu arada bölgeyi saran savaş ve komşuya düşen ateşin, siyasi davalarla sendeleyen bu ülkeye de sıçrayabilir gerçeği unutulmamalı...