Menü Gazete Esenler
Tarih: 05.12.2012 08:13
Iskence karari Afgan kadinlarina umut oldu

Iskence karari Afgan kadinlarina umut oldu

Facebook Twitter Linked-in

Afganistan `da 15 yasindaki Seher Gül zorla evlendirildi; fuhus yapmayi reddedince kocasi ve kocasinin ailesi tarafindan iskencelere maruz kaldi. Yargiya tasinan olayda mahkemenin karari, Afganli kadinlar için umut oldu.

Afganistan 'in kuzeyindeki Baglan vilayetinde geçen yilin aralik ayinda polis tarafindan kurtarildiginda Seher Gül'ün vücudunda yanik izleri ve yaralar bulunuyordu. Parmaklarindan tirnaklari çekilmisti. Olay dünyada büyük yanki yaratti ve uluslararasi basinda mansetlere tasindi. Iskence edenler kisa bir süre önce baskent Kabil'de yargilandi ve 10 yil hapis cezasina çarptirildi. Seher Gül'ün kocasi ve kayni yargilama esnasinda mahkemede bulunmazken, cezanin açiklanmasindan sonra da kayiplara karistilar.

Ailevi olaylari kamuya tasimak hos karsilanmiyor
Mahkemenin verdigi karar Afganistan gibi bir ülkede pek alisildik bir olay degil. Yozlasmis yargi sisteminde mahkemeler muhafazakâr ruhbanlar tarafindan kontrol ediliyor. Bati Afganistan `daki bir kadin grubunun baskani olan Hassine Nekzad söz konusu güçlerin, bir kadinin mahkemeye basvurmasini hos karsilamadiklarini kaydediyor. Kadinlarin ailevi iliskilerini kamusal alana tasimalari, ailenin namusuna leke sürmek olarak degerlendiriliyor. Muhafazakârlarin bakis açisina göre iyi bir kadinin erdemlerinden biri de siddete ugradigi halde susmak. O nedenle kadinlarin mahkemede sikâyetçi olmasi pek sik rastlanan bir durum degil.

`Kadinlar cezalari üstleniyor`
Afganistan `da kadinlarin mahkemede sikâyetçi olmalarina hos bakilmiyor. Hassine Nekzad ayrica çesitli siddet eylemlerinin de kadinlarin üzerine yikildigina dikkat çekiyor: "Bir erkek suç isledigi halde onun yerine bir kadinin cezayi üstlenmesi ve hapse girmesi sik tanik oldugumuz bir olay. Bu da bizim yargimizin erkegin üstün cinsiyet olduguna ve kadina yardim edilmemesi gerektigine inandigini gösteriyor. Yargidaki bu zihniyet degismedikçe, bir degisim olacagina inanmiyorum."

Uluslararasi Af Örgütü'nün Almanya subesinden Asya uzmani Verena Harpe de tecavüze ugrayan kadinlarin hapse girdiklerini ancak faillerin serbest birakildigini teyit ediyor. Harpe, Seher Gül davasinda çikan kararin ülkedeki kadin haklari açisindan önemli bir adim oldugunu belirtiyor: "Mahkeme karari, Afganistan 'da kadinlarin mahkemelere karsi besledigi yaygin ve hakli güvensizligin ortadan kalkmasina en azindan küçük bir katki olabilir. Ama bu sürecin tamamlanmasi kuskusuz kolay olmayacak."

`10 yillik ceza az`
Adil bir yargi sistemi için mücadele verenlerden biri de ülkenin ilk kadin savcisi Maria Basir. Afganistan `in ilk kadin savcisi olan Basir, "Suçun niteligine bakildiginda bence 10 yillik hapis cezasi adil degildir" diyor.

Verilen hükmü özünde olumlu olarak degerlendiren Basir 10 yillik cezanin ise az oldugunu vurguluyor: "Suçun niteligine bakildiginda bence 10 yillik hapis cezasi adil degildir. Seher Gül'ün verilen karari kabul etmemesi ve üst mahkemeye basvurmasi gerekirdi. Resit olmayan kadinlarin korunmasi yasasina atifta bulunarak daha yüksek bir ceza verilmesi mümkün olabilir."

Savci Maria Basir, bu sekilde eziyete ve baskiya maruz kalan tek örnegin Seher Gül olmadigina da dikkat çekerek birçok durumda olayin mahkemeye bile tasinmadigini vurguluyor.

Afganistan 'da da çalismalar yapan kadin haklari örgütü Medica Mondiale'den Monika Hauser de ülkede yasalarin olumlu yönde degisebilmesi için uluslararasi kamuoyunun Hamid Karzai hükümetine baski uygulamayi sürdürmesi gerektigini belirtiyor. (Deutsche Welle Türkçe)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —