KIBRIS NEDEN ÖNEMLI
KKTC'de yeni seçilen Cumhurbaskani Mustafa Akinci, Türkiye ile Anavatan-Yavruvatanpolemigine girmesi Türkiye'deki yogun seçim gündeminin arasinda gözlerin Kibris üzerine çevrilmesine neden oldu.
Kibris, Türkiye için neden önemli?Biraz konuyu açalim; Kibris Adasi Dogu Akdeniz'in tam ortasinda Asya, Avrupa ve Afrika kitalarinin birlestigi yerde, stratejik öneme sahip bir konumda. Anadolu'nun güvenligi açisindan önemli bir yere sahip. Stratejik öneminden dolayi yüzyillar boyu birçok kavmin hakimiyetine girdi.
Adanin ilk sahipleri eski Misirlilar olarak bilinir, daha sonra Hititler'in hakimiyetine giren ada, Deniz kavimlerinin istilasindan sonra; Asurlar, Fenikeliler, Medler,Roma ve Bizans hakimiyetine girdi. Ada Hz Osman (R.A.) döneminde Müslümanlara vergi veren bagimli bir ülke oldu. Emeviler ve Abbasiler döneminde ayni durum devam etti. Abbasilerin gücünü yitirmesinden sonra adanin bagimsiz hale geldi. Haçli Seferleri sirasinda bir geçis noktasi ve üst olarak kullanildi. Haçlilarin, Kudüs ve çevresinden atilmasiyla bunlar Kibris'a yerlesti. Latinler, Anadolu, Misir ve Suriye kiyilarini yagmaliyor ve korsanlik yapiyorlardi. Bunun üzerine bölgelinin hakimiMemlük Sultani Barsbay, 1425 yilinda adaya sefer düzenledi ve Kibris Kralligini vergiye bagladi.
Osmanlilar, Memlük devletine son verince ayni vergiyi Osmanlilara ödeyerek adadaki varliklarini devam ettirdiler. Adanin yönetimi Venediklilerin eline geçti. Osmanli Dogu Akdeniz'i tam manasi ile kontrol altina almak için Kibris'i almak istiyordu. Kibris'a üstlenen bazi korsanlar Osmanli ticaret gemilerine saldiriyor ve Osmanli topraklarinda yagma yapiyorlardi.
Sultan 2. Selim emri ile Lala Mustafa Pasa komutasindaki Osmanli ordusu tarafindan 1571'de Kibris'in fethi tamamlandi. Böylece Dogu Akdeniz'e tam hakimiyet saglanmis oldu. 1878 yilina kadar Osmanli Devleti yönetimi altinda kalan ada 93 Harbinde Rusya yenilen Osmanli Devleti imzaladigi agir sartlari olan Ayastefonas Antlasmasinin kabul edilmemesi ve Rusya'ya karsi yardim vaadinde bulunan Ingiltere'ye verildi. Ada Osmanli Devletine bagli olacak ancak yönetimi Ingiltere kontrolünde olacakti.
Kibris, Ingiltere için çok önemli bir konuma sahipti. Süveys Kanalinin açilmasindan sonra Hindistan ve Uzakdogu sömürgelerine giden yolun güvenligi açisindan önemli yere sahipti. Birinci Dünya Savasi sirasinda Osmanli Devleti, Ingiltere'ye savas ilan edince; Ingiltere adayi ilhak ettigini açikladi.
1923 yilinda Lozan antlasmasi ile resmen Ingiltere'ye birakilan ada, 1925 yilinda Büyük Britanya Imparatorlugu sömürge statüsüne girdi. Rumlarin adayi Yunanistan'a baglamak için çikardiklari isyanlar Ingiltere tarafinda bastirildi. Adadaki Rum nüfusu artirmak için Yunanistan'dan adaya göçler basladi. Ingiltere'nin adadaki sömürge statüsünü degistirecegini bildirmesinden sonra Rumlar, Türklerin üzerinde baski kurarak adadan göç etmelerini istiyordu. Rumlar, ENOSIS'i gerçeklestirip adayi Yunanistan'a istiyorlardi. Rumlarin yaptigi taskinliklar artarak devam ediyordu.
Türkiye, adadaki Türklerin haklarini korumak için girisimler baslatti. Bu girisimler neticesinde 1959 yilinda yapilan antlasma ile Türkiye, Yunanistan ve Ingiltere Kibris'ta "Garantör Devlet" oldu. 16 Agustos 1960 yilinda bagimsiz iki toplumlu Kibris Cumhuriyeti ilan edildi. 1963 yilindan itibaren Rumlar adada katliam yapamaya basladi. Türkiye'nin Birlesmis Milletler nezdinde girisimleri neticesinde geçici bir sükunet oldu. 1967'de Yunanistan adaya asker çikarinca Türkiye savas hazirliklarina basladi. ABD'nin araya girmesiyle ortalik yatisti. 1974 yilinda Yunanistan'daki Askeri Cunta'nin destegi ile EOKA-B adada darbe girisiminde bulundu. Türklere yönelik katliamlar basladi. Türkiye, Garantör Devlet olarak Kibris üzerine Baris Harekatini gerçeklestirildi ve adaya Türk askeri yerlesti.Kibris Türk Toplumu 13 Subat 1975'de Kibris Türk Federe Devletini kurdu. 15 Kasim 1983 yilinda KKTC ilan edildi.
Uzun süre devam eden müzakereler, iki toplumun tekrar bir araya gelerek Kibris Cumhuriyeti çatisi altinda birlesmeleri yönündeki çalismalardan bir türlü netice alinamadi. Zaman zaman gerginlesen siyasi iliskiler Kibris Rum Kesimi'nin Avrupa Birligine üye olmasi ile baska bir hal almaya basladi. Türkiye'ye AB üyeligi için Kibris sorunu çözün sarti, Kibris'tan askeri birliklerin çekilmesini istemeleri müzakerelerin tikanmasina neden olmakta.
Kibris'in stratejik önemi son yillarda Dogu Akdeniz'de büyük bir dogalgaz ve petrol rezervlerin varligindan söz edilmesi ile daha da artti. Kibris Rum Kesimi ve Israil'in Akdeniz de yaptigi petrol ve dogalgaz arama çalismalari ve bu çalismalarin sirasinda arasira Türk karasularina kadar girmeleri ve Türkiye'nin karsi hamle yaparak bölgeye sismik aramak gemileri yollamasi ortami iyice germeye basladi. Ortadogu'nun karisik ortaminda, Türkiye'nin Kibris'ta ne olursa olsun varligini devam ettirmek zorundadir
Özellikle son yillarda 1960'li 1970'li yillarda yasanan katliam ve zulümleri görmeyen gençler ve AB'ye girmis Rumlarin, rahat yasantilari ve devam etmekte olan ambargo ve taninmazlik çikmazinda olan adada yasayan; Türkler arasinda Türkiye,kars i bir muhalefet ve askerlerin adadan çekilmesi yönünde bir politika gelismeye basladi.
Yeni seçilen Cumhurbaskani Mustafa Akinci'nin resmi devlet politikalarindan anlamadigi ve acemice yapilan açiklamalar. Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'inkarsi açiklamalari neticesinde ortam gerginlesti. Bu olayin benzeri Mehmet Ali Talat'in cumhurbaskani seçildiginde de yasanmisti. Rauf Denktas ve Dervis Eroglu gibi tecrübeli siyasetçiler gibi Türkiye ile olan karsilikli çikarlar dogrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir. Cumhurbaskanligi devir teslim töreninde Mustafa Akinci ile görüsen Basbakan Yardimcisi Bülent Arinç ortamin tekrar yumusamasina neden oldu. Mustafa Akinci ilk resmi ziyaretini Türkiye yapacagini açikladi. Türkiye'nin adadan çekilmesi demek; adada yeniden Rumlarin baski ve katliamlari baslayabilir. Kibris, Türkiye için çok önemlidir yanlis atilan bir adim geri dönülmesi zor olan bir durum yaratabilir. Bu nedenle dikkatli bir politika izlemek zorundadir.
Hüseyin KARAASLAN