Ayazaga'da bir insaat firmasinda çalisip isçi kampinda kalan isçiler, mahalle halkiyla yasadiklarini gazetemize bir mektupla anlatti. Isçiler, olaylarin bir kadina laf atilmasi sonrasi gerçeklestigi iddiasinin gerçegi yansitmadigini söyledi. Daha önceleri de, kendilerine saldirilarin oldugunu aktaran isçiler, bunu yaratanin ülkedeki ayrimci politikalar oldugunu dile getirdi.
Isçilerin gönderdigi mektup söyle;
AYAZAGA ISÇI KAMPI
Ayazaga Mahallesi'ni tanimayanlar için mahalleyi anlatmak lazim sanirim. Mahalleye iki yoldan ulasmak mümkün. Bu yollardan bir tanesi Kagithane yönünden digeri ise Maslak yönünden gelir. Tarif ettigimiz iki yol da Ayazaga Deresi'nin yaninda birlesir. Zorlu Center insaatinda çalisan biz isçilerin kaldigi konteyner kent genel olarak baktigimizda zaten yeteri kadar halktan soyutlanmis, dört bir yani metrelerce yükseklikte oluklu saçlarla kapatilmis, tek bir giris çikisi bulunan gayet ötekilestirilmis bir yerdir. Ayrica bunun yaninda Ayazaga Mahallesi ile kamp alanini keskin çizgi ile ayiran bir de Ayazaga Deresi bulunmaktadir. Isçiler Ayazaga'ya ulasmak için tek yol olan köprüyü geçtikten sonra, Atatürk Caddesi'nden 200 metre yürümek zorunda. Yani semtle bizlerin kaldigi yeri Ayazaga Deresi ayiriyor.
Kamp alaninda ortalama 1800 kisinin kaldigi biliniyor. Bizler mesaileri disinda kalan zamani hem kamp alani içindeki kafeteryada hem de çevredeki kahvehane, kafeterya, çay bahçesi gibi sosyal mekanlarda geçirmekteyiz. Semt sakinleri de bunu bilir bizleri görür.. Isçiler aksam saatlerinde kalabalik gruplar halinde mahalleye gelip alisveris yapiyor ya da dolasiyor" cümlesi orada yasayan halkta kime sorsaniz söyleyecegi seydir. Bizlerin orada olmasi hem ekonomik hem de yeni is kapilari demektir böyle de olmustur. Son üç yilda kamp alani çevresinde lokantalarin, kahvehanelerin, kafelerin sayisi da artmistir.
Kamp alani dahilinde 3 ögün yemek disinda temel ihtiyaçlarimizi karsilayabilecek hiçbir sey bulunmamaktadir. Ihtiyaçlarimizi karsilamak için semt merkezine gitmek zorunda kaliyoruz. Ama Ayazaga'da yasayan halk bu durumu hem kullanip hem de hiç insanca olmayan tavirlarla bizleri dislamaktadirlar. Daha birkaç ay önce parkta oturan iki isçi arkadasla Ayazaga'li gençler arasinda kavga çikiyor. Isçiler 3 kisiyi yaraliyor. Semtte o günden beri sürekli bir gerginlik hakim. Önceki gece yapilan saldirilarin benzerleri fakat daha küçük sekilde olanlari son 2 aydir belli araliklarla devam ediyordu. En son önceki gece yasanan saldiri yine bir kadina laf attilar söylentisi ile baslayip hem halkin galeyana gelmesi ile hem de polisin olay karsisinda takindigi tutumla bizim haklarimiza karsi saldiridir. Yasanan olaylardan sonra ilçe emniyet müdürünün yaptigi açiklama ise tamamen içler acisidir. Yapilan açiklamada biz isçilerin artik burada barindirilmayacagi ve biran önce kamp alaninin bosaltilmasi gerektigi söylendi.
Ilk olarak yapilan bu saldirilarda kendini korumaya çalisilan isçiler ana firma tarafindan suçlu ilan edilip is akitleri feshedilmistir. Bununla birlikte yapilan toplantilarda ana firmanin aldigi kararlar kamp alaninin bosaltilacagi, taseron firmalarin bünyelerindeki personelin barinma ihtiyaçlarini karsilamalari gerektigi, görüntülerden de teshis edilerek olaya karisan kim varsa hepsinin isten çikarilmasi gerektigi söylenmistir.
Gün içinde halkin yine yapariz, onlari burada barindirmayacagiz artik gibi söylemleri kampta kalan hepimizin tedirginligini arttirdi. Polis ekipleri ve çevik kuvvet kamp alani bosaltilana kadar kampin güvenligi için alanda beklemektedir. Fakat bir gün önce bize gaz bombalari ile saldiran, üzerlerimize zirhli araç süren polisin simdi nasil güvenligimiz saglayacagi da süphe uyandirdi.
*Ayazaga isçi kampinda kalan isçiler