Menü Gazete Esenler
Tarih: 12.06.2015 00:03
Murat Ercan CHP Kongre Öncesi Degerlendirmeleri

Murat Ercan CHP Kongre Öncesi Degerlendirmeleri

Facebook Twitter Linked-in

 Murat Ercan CHP Kongre Öncesi Degerlendirmeleri

Cumhuriyet Halk Partisi Esenler Ilçe yönetim kurulu üyesi Murat Ercan 9 olagan kongre öncesi gazetemize yasanan süreçle iliskin degerlendirmelerde bulundu.

Yapilan söylesi aynen asagida sunulmustur

"CHP üyesi ve Esenler Ilçe yönetim kurulu üyesi olarak, örgütümüzün yapilanmasi hakkinda gördügüm lüzum üzerine bir takim eksiklikleri sizlerle paylasmayi uygun gördüm.

Sahsim, partimizin bir neferi olma alayisini benimsemis bir birey olarak bugüne kadar gözüme çarpan bir takim eksiklikler ve yanlisliklar hususunda sahip oldugum düsüncelerimi sizinle paylasmayi kendime görev adlediyorum.

Çünkü inancim ve düsüncem sudur ki; partimizin demokratiklesmesi, ülkenin tüm katmanlarina seslenebilmesi ve de toplumu kucaklayabilmesi sürecinde partimizin örgütlenme yapisi içerisinde benim de somut olarak tanik oldugum bir takim yanlislarin düzeltilebilmesi ve yapilan hatalarin ileride tekrarlanmamasi için bu gözlemlerimi sizlerle paylasiyorum.

Evet, birçogunuzun da tahmin edecegi üzere, kendimizle yüzlesmenin ve bu yüzlesme sonucu her birimizin hesap vermesinin artik zamani olduguna inanan biriyim. Gerek Ilce Yönetim Kurulu,  gerekse diger kurullarda görevli yöneticilerin görevlerini ne kadar yaptiklarini/yapabildiklerini veya neden yap(a)madiklarini masaya yatirmamizin kanimca simdi tam zamanidir. Böylece eksikliklerimizi tespit ederek önlemlerimizi alabilir, gelecegi bu dogrultuda planlayabilir ve bu stratejinin bir sonucu olarak basarili olma sansimizi daha da arttirabiliriz.

Partimizin mevcut yapisina iliskin degerlendirmelerimi açiklamam gerekirse;

Seçilen Yönetim Kurulu ayni idealleri paylasan kisilerden olusan yapilar olmamalari sebebiyle bu durum mevcut yapida uyumsuzluga sebebiyet vermektedir. Bu nedenle eksikliklere iliskin yaptigim tespit ve öneriler görevde olan Baskanlar tarafindan hiç bir zaman dikkate alinmadigi gibi, zaman zaman da sahsima yönelik "sen mi bu partiyi degistireceksin?"  tarzi tepkilerle suçlamalar içeren ithamlara maruz kaldim. Üzülerek belirtmek isterim ki, maalesef partinin birçok kademesinde "küçük olsun benim olsun" anlayisi hakimdir. Bu ister istemez partiyi islevsizlestirmekte ve de insanlarin gözünde önemsizlestirmektedir.

Unutulmamalidir ki; siyaset bir çözüm üretme sanatidir. Çözümlere iliskin Iddialarinizi gerçeklestirmenin yolu da iyi kadrolarla mümkündür. Tam da burada CHP'nin en büyük eksikligi de Parti Programini, Tüzük ve Yönetmelikleri uygulayabilme yetisine ve arzusuna sahip, parti politikasi konusunda yetismis/yetistirilmis, ortak akli ve dayanismayi benimseyen yüksekögrenime sahip bireylerden olusan kadrolari yetistirilememesinden yerlestirilememesinden kaynaklidir.

Yine bu süreçte gördügüm en büyük ve önemli eksiklik ise; parti içerisinde karsilikli sevgi, saygi ve hosgörünün maalesef bulunmamasidir. Ihtiyacimiz olan bu baglayici/birlestirici özelliklerin yönetim kademesine seçilen yöneticiler ile parti üyeleri arasinda olmamasi, yine gerekli baglarin olusturulmamasi, geçmis yönetimlerle seçilen yönetimlerin bencil ve sekter tavirlari, insani baglari gelistirecek ve güçlendirecek gerekli güveni verecek davranislarin gelistirilmemesi birçok olumsuz sonucu da beraberinde getirmektedir.

Unutulmamali ve de göz önünde bulundurulmalidir ki, bu olmazsa olmaz baglari kurma görevinin birinci derecede seçilen yönetimlere düsmektedir. Kendimce bu baglarin olusmasi için önerilerde bulundum fakat mevcut ve geçmis yönetimlerin rövansiz düsünceleri nedeniyle önerilerim dikkate alinmamasindan dolayi basarili olamadim. Bence en elzem olan bu konunun basarilmasidir. Bu basarilmadigi sürece katilimcilik saglanamayacak, sevgi ve saygi ortami da olusmayacaktir. Bu da istenmeyen sonuçlari beraberinde getirmektedir..

Bir diger önemli gereklilik ise, elestiri ve özelestiri mekanizmalarinin parti içerisinde yerlesmesi gerektigine inanan biri olarak suçlayicilik yerine yapiciligi, ön açiciligi hedefleyen bir dil kullanilarak ortak akil olusturma amaci benimsenip hedeflenmelidir. Zaman zaman partinin izledigi politikalarin eksiklikleri üzerine elestirilerimizi dile getirirken bazi yönetici arkadaslarin "beni elestiriyorsun" algilarina kapildigini gördüm ve bu hususta fikri tepkilerini bilhassa yasadim. Parti daha da demokratiklesmesi ve uzun ömürlü olabilmesi için toplumun bütün kesimlerine seslenebilmesi kendininkinden farkli olan tüm fikirleri de dikkate almali ve bunlardan faydalanmalidir.

Herhangi bir kurula seçilen kisilerin bu kurullardaki görev, yetki ve sorumluluklarini yerine getirebilecek niteliklere ve de liyakate sahip olmasi gerekmektedir. O vakit bu kisiler görev aldiklari bu kurullarda verimli olabilirler. Aksi halde kâgit üstünde olusan ve olusturulmak için olusturulan yönetimlerden/kurullardan öte bir anlam ifade etmezler.

 Bunun sonucu olarak partiye de büyük zararlar vermis olurlar. Yine gelinen süreçte de buna benzer birçok somut örnege sahit oldum.

Özellikle yönetim özelinde mevcut olan bazi sorunlara da deginmem gerekirse;

Yönetim toplantilarina is ve baska mazeretlerle toplantilara katilmayanlar, hiç bir görev ve sorumluluk üstlenmeyip ara sira toplantilara katilip o günkü gündeme iliskin agzini açamayip imza defteri imzalayan arkadaslarimiz var.  Yönetimler olusurken nitelikleri genellikle bilinmeyen, alanlari ile ilgili özel bir egitimden geçmemis, gerçeklesen görev dagilimlari sonucu olasi görev aksamasi yasanmasi durumunda, yasanan aksakligi gidermek yerine bir birimizi suçlama yoluna gidenler; Yönetim Kurulu üyesi olmalarina ragmen aylarca toplantilara katilmayan ve bununla birlikte disarida sürekli partimizi elestirenler konusunda partimiz gerekli yazili ve sözlü uyarilari yapmali ve Tüzük hükümlerini be hamal yerine getirmelidir.

Ayrica bunlara ilave olarak, bu yöneticilerin Tüzügün amir hükmü olan "mazeretsiz üç defa toplantilara katilmayanlar düser" hükmüne ragmen, on (10) ay boyunca toplantilara katilmayanlarin bile hala görevlerine devam etmesinin dogru olmadigi da bir gerçekliktir.

Tüzük hükmünün uygulanmasini istememe ragmen Sn. Cafer TURNA Baskan'in keyfi olarak "tek basima da kalsam uygulamam, beni disarida elestirirler "anlayisina sahip olarak bu maddeyi suiistimal etmesi talihsizligini de sizlerle paylasmak istiyorum. Kurum Baskanlarinin bu keyfi uygulamalari Partiye büyük zararlar vermektedir. Ben sahsen burada, sahislarin kendilerini parti içerisinde var etme mücadelesi verdiklerini, Parti'nin iktidar olmasi için gerekli çabayi sarf etmediklerine sahidim.( Bunun içinde siz degerli delegelerden oylarinizi kullanirken çok dikkat etmenizi rica ediyorum) Bizler enerjimizi içe degil disa kullanip barisik bir sekilde üye veya yönetici sorumlulugu içinde çalisarak partimizi iktidara tasimaliyiz.

Genel ve Yerel seçimlerde Yönetim Kurulu üyelerimizin ancak üçte biri(1/3)aktif bir sekilde çalisti. Olusturulan seçim komisyonlari çogunlukla kâgit üzerinde kalmaktan öteye gitmedi.     Ancak bunun yaninda, sorumlulugunu bilen birkaç komisyon üyesini de gösterdikleri çaba, özveri ve sahip olduklari sorumluluk duygularindan ötürü sahsim olarak onlara tebrik ve tesekkürü de bir borç bilirim.

Gerek genel seçimlerde, gerekse yerel seçimlerde partimizin büyük zaaflari oldugunu da özellikle belirtmek istiyorum. Yerel seçimlerde Genel Merkez'in adaylarini son 30-40 günlük süreçte belirlemesi, Belediye Baskan adaylari ve meclis üyelerini Ilçe Yönetimlerini yok sayarak,  emek yerine nüfuzlarin yani adam kayirmalarinin dikkate alinmasi sonucu ilçelerin daginik isteksiz, çalismayan bir yapiya mahkûm edilmistir. Seçilen Belediye Baskan ve meclis üyelerinin ilçe örgütleri ile uyumluluk yerine genellikle yok sayici davranislari ve belediyecilikte örnek olucu basari sergilememeleri üye ve seçmenlerimizde umutsuzluga neden olmaktadir. 

Yerel ve genel seçimlerde alinan sonucun neredeyse yaklasik yüzde 80-90'ninin Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Parti Meclisi ve Genel Baskan'in performansindan kaynaklandigini belirtmeden geçemeyecegim. Üzülerek belirtmek isterim ki, Il ve Ilçe Baskanliklarinin mevcut anlayis ve yapilari degismedikçe iktidar olmamiz yalnizca hayalden ibaret kalacaktir.

Partileri iktidara tasinmasinda en büyük rolü ise; Parti Kadin Kollari ve Gençlik Kollaridir. Bulundugum süreç içerisinde bu kollarin partinin tabanini kucaklayacak sekilde olusturulamamasi ve sürekli degismesi nedeniyle egitimli gençlerimiz ve kadinlarimizin yeterli sayida olmayisi veya gerektigi gibi degerlendirilemeyisi, yönlendirilemeyisi ve kendilerinden pozitif olarak yararlanilamamistir. Ben sahsim olarak Yönetim Kurulu toplantilarinda gösterdigim tüm çaba ve uyarilarima ragmen, Partimizde "küçük olsun benim olsun "alayisini tasiyan bu hastalikli yapiyi kiramadigimi üzülerek belirtmek istiyorum.

Mahallelerde olusturulan Mahalle Komisyonlari da mahallelerdeki üye veya delegeler tarafindan seçilmediginden genellikle ilçe yönetimlerince kendine yakin kisileri atamasi nedeniyle birkaç mahalle sorumlusunu tenzih ederek sorumlulugunu bilmeyen basarisiz sorumsuz kâgit üzerinde olusan yapilar olarak kalmislardir.

Dört Yillik dönemde görev yapan Yönetim Kurulu'nun kendi içerisindeki uyumsuzlugu, izlenilen politikanin yerine duygularimiza seslenmesi ve Baskanlarin Tüzük ve Yönetmeliklere aykiri yöneticilik anlayislari nedeniyle parti yönetimleri ve bilesenleri basina buyruk, disiplinsiz yapilara dönüsmüstür.

Buda partiye büyük zararlar vermistir, vermeye de devam etmektedir. Partide görevini yapmayan/yapamayan yöneticilere hesap sorulmadigi için parti sürekli kan kaybina ugramaktadir. Partinin yenilenmesi için her asamadaki yöneticilere bir takim kriterlerin getirilmesi sarttir.

Amacim sadece karanliga küfretmek degil, ayni zamanda elimden geldigince de bir mum yakarak bu karanliga bir isik olmak.

Bu sebeple nasil olursa basarili oluruz sorusuna olan cevaplarim ve önerilerim de asagidaki gibidir.

Tüzükte yapilacak degisik ile

·          Kaç dönem üst üste Milletvekili seçilecegi,

·         Kaç dönem üst üste Belediye Baskani seçilecegi,

·         Belediye Meclis üyeligine üst üste kaç defa seçilecegi,

·         Tüm görevlere ön seçimle seçilecegi,

·         Basarisiz yönetimlerin kendiliginde istifa edilmis sayilmasina ve en az iki dönem her hangi bir göreve seçilemezler hükmünün konulmasini,

·         Partide emek ve seçilecek alana iliskin liyakatin ön planda tutulmasi olmazsa olmaz gereklilikler arasinda almalidir.

·           Seçilen yöneticiler partice olusturulan Müfettislerce denetlenmeli bulunduklari görevlerde Parti ilkelerine aykiri davranmalari halinde ve partiyi küçük düsürücü davranislar sergilemeleri durumunda, bu kisiler hakkinda tüzükte öngörülen hükümler tavizsiz uygulanmalidir..

·         Tüm kademelere seçileceklerin Parti Tüzük ve Programi ve alanlari ile ilgili egitimden geçirilmeli. Bu egitimi almayanlarin kurullarda görev alamayacagi hükmü konulmalidir,(istisnayi durumlar hariç),

·         Egitimlerin Büyüksehirlerin Il ve ilçe merkezlerinde, küçük sehirlerde ise Il ve Ilçeleri birlestirilerek hafta sonlari alanlarinda uzman kisilerce ücretsiz verilmelidir.

·         Gerek Gençlik Kollari, gerekse Kadin Kollari olusturulurken tüm partilileri kapsayicilik esas alinmali, öncelik yüksekögrenimli gençler tercih edilmeli ve bu gençler gelecegin kadrolari olarak egitilip donatilmalidir.

·          Gençlik ve Kadin Kollarinin tüm sorumlulugu görevden alma dâhil Ilçe yönetimlerine baglanmali, Ilçe Yönetimlerinin keyfi ve mesnetsiz uygulamalarina karsi itirazlar Il Disiplin Kurullari tarafindan karara baglanmalidir.

·          Bu gençlerimiz arasinda ayrica karsilikli sevgi, saygi, güven ve hosgörü tesis edilmeli ve de gelistirilmelidir.

·         Partinin üyelik yapisinin gözden geçirilmesini aktif ve pasif seklinde; bunda da kistas olarak aidat ödeme, egitime katilma, Parti'nin verdigi görevleri yerine getirme, etkinliklere katilma vs. seklinde olmalidir.

·          Ilçe Yönetimleri ve Il delegelerinin dogrudan üyelerce seçilmesi,

·          Üyelerin niceliginden çok üyenin niteligi ön plana çikarilmalidir. Bu üye yapisi muhakkak sorgulanmalidir.

·         Yapilan son yerel ve genel seçim dönemlerinde ve eylemlilik dönemlerinde üyelerin yalnizca yüzde bir veya ikisiyle çalismalara katilmistir.

·         Gerek yerel seçimlerde gerekse genel seçimlerde partili olmayan parti Tüzük, Program ve egitiminden geçmeyen emek vermemis kisiler, in adaylastirilmasi sonucu yaptiklari eylem ve islemler nedeniyle partimizi kamuoyunda sürekli tartisma konusu yaptigi en ufak bir getirisi olmadigi gibi doku uyusmazliklari nedeniyle partiye büyük zararlar vermekteler.

·         Bunun sebepleri ise yukarida saydigim eksikliklerden kaynaklandigini düsünmekteyim.

En son uyari olarak, geçmisteki gibi ahbap, dost, arkadaslik ve hemsericilik iliskileri ile olusturulup delege agaligi ile hareket edilerek veya delege sayilari üzerinden yola çikarak yönetimler olusturulmasina son verilmelidir. Ancak basina yansidigi sekliyle de, ilçemizin Tuna Mahallesi'nde ayni ilin üç ilçesinden toplamda 28 delegeden 24'ü Sivaslilardan olusturulmus ve mahalledeki diger illere ait üyeleri yok sayilmistir. Kimse bunu Sivas düsmanligi gibi düsünmemelidir çünkü bunu yapan zihniyet bu Il'in insanlarina da zarar vermektedir. Partimiz delegeleri bu tür islemleri yapan zihniyetlileri kendileri temizlemelidir ki baska dönemlerde ayni durum yasanmasin.

Bu hususta örnek vermem gerekirse, yasadigim mahalle olan Kâzim Karabekir Mahallesi'nde emek eksenli tüm illeri kapsayan örnek bir delege seçimi yapilmistir. Çok degerli delegeler 2012 yilinda yönetime seçildigimizde Il GENEL MECLIS üyemiz olan Sn. Hasan AYAR 'in 2 yil boyunca bir defa dahi ilçemize gelmedigi ve de Il Genel Meclisi'nde neler yapildigina iliskin bilgi vermedigine sahidim. 

Görevlerinin sorumluluklarini yerine getirmeyen, basina buyruk davranan, sorumsuz, hesap vermeyen, parti içinde yaptiklari yanlislarin hesabi kendilerinden sorulmayan ve de hiçbir dönem çalismayan kisilerin kongre dönemlerinde tekrar kendilerini partinin üstünde görerek ve delege agaligi yaparak ve daha da ileri giderek Yönetim Kurulu Üyemizi dövdürülmesi gibi kabul edilemez bir yola giderek yeni görevlere talip olan kisilere geçit vermeyeceginize bu tür insanlarin üzerini çizerek onlari partiden uzaklastiracaginiza olan inancim tamdir. Aksi halde takinilan feodal zihniyetten dolayi partimizin büyüyerek iktidara ulasma sansi mümkün atlar dahilin de olamaz.

Bir hususu daha belirtmeden geçemeyecegim Mevcut Ilçe Baskani ve yeni baskan adayi Sn. Cafer TURNA 'ya seçildikten sonra yapilan ilk Yönetim Kurulu toplantisinda yerel seçimde yapilan haksizliktan dolayi kendisine oy verdigimi, bundan sonra tüm ilçenin baskani olmasi gerektigini, geçmiste yasanan tüm kirginliklari gidermesini, tüzük geregi tüm üyelerimizin ve seçilen meclis üyelerimizin baskani olarak belediye meclis üyeleriyle uyum içinde çalismasini temenni ettim. Fakat bütün bunlarin yaninda, kendisi baskan olarak katilmasi gereken Meclis toplantilarina yaptigim davetlere ragmen katilmayarak baskanlik sorumluluklarini yerine getirmemistir.

Çok degerli delegeler; Yerel Yönetimlerden Sorumlu Baskan Yardimcisi olarak 4 yildan beri Belediye Meclis toplantilarini takip ettim. Bu noktada sunu belirtmeden geçemeyecegim. Bugüne kadar bu görevin yapilmasi sürekli ihmal edilmistir ve sorumlularca yerine getirilmemistir.  Ayni hatayi ayrica yeni seçilen meclis üyeleri de kendisini partinin üstünde görerek yaptiklari çalismalari ilçemize bildirmemisler ve de sahip olduklari sorumluluklari yerine getirmemislerdir.

Ilçelimizde bu tür zihniyet hakim olmaya devam ettikçe, parti içe kapanir. "Ben" yerine "biz" anlayisi benimsenip bu anlayisla hareket edilmedikçe; parti misyonunu ve sorumlulugunu tasimadikça; degisik illerin katman temsilcileri ile sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve sendikalarla birlikte yöresel derneklerle iyi iliskiler gelistirilmelidir. Bu toplantilara alanlarla ilgili olusturulan ilgili komisyonlara uzman temsilciler katilmalidir. 

Yukarida siraladigim gözlem, uyari ve önerilerim paylasmayi bir partili olarak kendime görev saymaktayim. Partinin iktidar olup olmayacagi karari tabanda siyaset yapan sizlere ait olacaktir."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —