Tarih: 18.01.2026 00:22

OTOPARK YETERSİZLİĞİNİN SEBEBİ PLANSIZLIK

Facebook Twitter Linked-in

İstanbul'un en yoğun ilçelerinden biri olan Esenler, yıllardır çözüm üretilemeyen otopark sorunuyla adeta kilitlenmiş durumda. Nüfus yoğunluğu, düzensiz yapılaşma ve artan araç sayısı, ilçeyi sürücüler için bir sabır testine dönüştürüyor. Ancak asıl sorun, bu tabloya rağmen kalıcı ve planlı çözümlerin hâlâ hayata geçirilememiş olmasıdır.

Esenler'de birçok mahallede akşam saatlerinden sonra araç park edecek yer bulmak neredeyse imkânsız hale geliyor. Sürücüler, dakikalarca sokak sokak dolaşmak zorunda kalıyor; kaldırım kenarları, apartman önleri hatta acil geçiş yolları bile araçlarla doluyor. Bu durum sadece trafik akışını bozmakla kalmıyor, aynı zamanda yayaların güvenliğini de ciddi şekilde tehlikeye atıyor.

İlçedeki yapılaşma sürecinde otopark ihtiyacının yeterince dikkate alınmadığı açıkça görülüyor. Yeni yapılan binaların bir kısmında ya hiç otopark bulunmuyor ya da mevcut otoparklar ihtiyacı karşılamaktan çok uzak. 

Esenler'de akşam saatleri geldiğinde sokaklar park yeri arayan araçlarla kilitleniyor. Kaldırımlar yayalara değil arabalara ayrılmış durumda. Çocuk arabasıyla yürümek, engelli bir birey olarak sokağa çıkmak, acil bir durumda ambulansın bir binaya ulaşması çoğu zaman şansa bağlı. Bu tablo bir "yoğunluk" sorunu değil, açık bir yönetim ve planlama başarısızlığıdır.

Yıllardır yeni binalar yapılıyor, mahalleler dönüşüyor; ancak tek bir soru sorulmuyor:

Bu araçlar nereye park edecek?

Belediyenin ve ilgili kurumların, ruhsat aşamasında bu konudaki denetimleri yeterince sıkı tutmadığı yönündeki eleştiriler de her geçen gün artıyor.

Belediyemiz bu konuda park etmiş duruyorken son mecliste en azından park sorununa değindi! Buna müteşekkir mi olalım yoksa günaydın mı diyelim şaşırdık.

Asıl endişe verici olan, bu sorunun yeni olmadığı hâlde hâlâ kalıcı bir çözüme kavuşturulamamış olmasıdır. İlçede yıllardır devam eden yapılaşma sürecinde otopark ihtiyacının yeterince dikkate alınmadığı, yeni binaların dahi bu konuda yetersiz kaldığı açıkça görülmektedir. Ruhsat ve denetim süreçlerinde bu eksikliğin nasıl göz ardı edildiği ise kamuoyunun cevabını beklediği önemli bir sorudur.

Vatandaşlara sürekli olarak "toplu taşıma kullanın" çağrısı yapılırken, araç sahipliğinin fiilen zorunlu hale geldiği bir şehir düzeni görmezden gelinmektedir. Otopark üretmeyen, ama araç sayısının artmasına engel olamayan bir kent yönetimi anlayışı sürdürülebilir değildir. Esenler'in ihtiyacı, günü kurtaran uygulamalar değil; katlı ve yer altı otoparklarıyla, mahalle bazlı planlamayla ve şeffaf bir yol haritasıyla desteklenen kalıcı çözümler istemektedir. Nostaljik tramvay peşinde nostaljik takılanlar olayın realitesinden ve vahametinden uzaktırlar.

Öte yandan, mevcut sorun yalnızca bireysel araç sahiplerine yüklenerek çözülemez. "Toplu taşıma kullanın" çağrıları, altyapı ve ulaşım konforu yeterince geliştirilmeden gerçekçi bir çözüm sunmuyor. 

Sonuç olarak Esenler'deki otopark sorunu, geçici önlemlerle ya da görmezden gelinerek çözülebilecek bir mesele değildir. Bu sorun, kent planlamasındaki eksikliklerin günlük yaşama yansıyan somut bir örneğidir. Yerel yönetimlerin, vatandaşın yaşadığı bu sıkıntıyı ciddiye alarak uzun vadeli, sürdürülebilir ve adil çözümler üretmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Askeri alanda yeni kurulan mahallelerde bile otopark sorunu yaşandığı görülmektedir. Kapalı otoparkı olan bu yerlerde bile otopark sorunu olmasını yetkililerin vatandaşa yıkmaya çalıştığını herkesin arabasını gözünün önünde görmek istediği gibi bahanelere sığındığını, duran araba gibi bir sorundan bahsedildiğini duymuşsunuzdur!

Bunlar ana sorunun tali yansımalarıdır. Asıl sorun şehirleşme olgusunun bina yapmak olarak görülmesi ile başlamaktadır.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —