Tarih: 01.01.2018 00:00

?72 aydan önce çocugu temel egitime almak gelisimini bozar`

Facebook Twitter Linked-in

60-66 ay kaosu ve rapor telasi sürerken Türk Psikolojik Danisma Dernegi Baskani Prof. Ergene, “Veliler bilmeli ki çocuklar o raporla fislenmis olacak. 66 veya 68 aylik çocuk bile okul öncesi egitim yasindadir” dedi.

Türk Psikolojik Danisma ve Rehberlik Dernegi Genel Baskani Prof. Dr. Tuncay Ergene, yeni egitim yili öncesi ilkögretime baslayacak 66 aylik çocuklar için önemli uyarilarda bulundu. Ergene, 60-66 aylik çocuklari için okul öncesi test ve ölçümlerin yeni bir rant kapisi olusturduguna dikkat çekti. Çocugunu okula göndermek istemeyen velilerin devlet hastanelerinden alacagi raporlar için de uyarida bulunan Ergene, “Veliler bilmeli ki çocugu o raporla fislenmis olacak.” 

‘Bilimsel uygunlugu yok’

“Çocuklarin bilissel, bedensel ve duygusal gelisimleri dikkate alindiginda 60 ve 66 aylik çocuklarin okula baslamasini dogru bir uygulama olarak görmüyoruz. Birakin 60 aylik bir çocugu, 66 veya 68 aylik çocuk bile okul öncesi egitim yasindadir ve ilkögretim için uygun degildir. Çocugun gelisimi açisindan ilkögretime baslama yasi 72 ay ve üstü olmalidir. 60 ve 66 aylik çocuklara okul öncesi egitim verilmesi bilimsel anlamda dogru olan uygulamadir. 72 aydan önce bir çocugu temel egitime almak, gelisimini olumsuz etkiler.” 

‘Temel egitim eksik’

“Yasa yürürlüge girerken gerçekten bilimsel bir çalisma yapilip yapilmadigini merak ediyoruz. Endiselerimiz var. 66 aylik çocuklar için genis çapta bilissel, duygusal ve bedensel arastirmalar yapildi mi? Kararin siyasi oldugu izlenimine kapildik. Temel egitim düzeyinde hem okullarin, hem uygulanacak müfredatin hazir olmadigi ortada. Bu yil okula baslamasi gereken 72 aylik çocuklar ile 60 veya 66 aylik olan çocuklar ayni siniflarda okula baslayacak. Bazi çocuklar arasindaki yas farki12 ay olacak. Bu yaslardaki çocuklar için haftalarin bile gelisim hizlari için önemi vardir.” 

“Aralarinda 8-10 ay gibi yas farki olan çocuklarin bir kismi kendilerini çok basarili hissederken, bir kismi da gelisim özellikleri nedeniyle basarisiz gözükeceklerdir. Çocukta ister istemez ‘Ben yapamiyorum. Beceremiyorum. Yetenekli degilim’ duygusu tetiklenecek, yetersizlik duygusu olusacak. MEB, topu velilerin ve doktorlarin üstüne atmis durumda. Veliler ise ne yapacagini bilmiyor. Pek çok ögrenci velisi rapor alip bu karmasadan siyrilmayi istiyor. Bu girisimlerin hepsi maddi ve manevi olarak ayri bir külfet getiriyor.” 

“Yeni egitim yili öncesi, velilerin endiselerini gidermek amaciyla çocuklarin bilgi ve becerilerini ölçen testler gün yüzüne çikti. Bu testlerin bir veliye ortalama maliyeti ise 200- 300 lira arasinda degisiyor. Yüzbinlerce veli bu test ve ölçümlerden yaptirmak için özel kurumlarin kapisini asindiriyor. Ortaya yeni rant alani çikmis görünüyor. 4+4+4’ün bir baska kusurlu tarafi da veliler ile doktorlari karsi karsiya getirmesi.” 

‘Çocuklar fislenecek’

“Pek çok veli, hastane ve hekimlerden destek arayisina girdi. Sisteme yeni bir yük daha eklenmis oldu. Simdi neredeyse her veli ‘çocugum okula gitsin mi, gitmesin mi’ ikilemini yasiyor. Veliler iyi niyetli olarak rapor arayisina girmis durumda. SBS ve ÖSS öncesi dönemlerin bir benzeri ilkögretim öncesi yasaniyor. MEB ve Saglik Bakanligi rapor verilmemesini söylüyor. Ancak bir yanda da minik yavrularin sempatikligi devreye giriyor. Çocugunu bir yil sonra okula göndermek isteyen veliler, devlet hastanesine çocuk psikiyatristlerinden rapor almak için cebinden bir sekilde ekstra para ödemek zorunda kaliyor. Belki rüsvet çarki dönmüyor ancak çocuklar için özel muayene ve hizmet aliniyor. Bunlarin hepsi bir maddi külfet getiriyor. Çocuguna devlet hastanesinden rapor alan veli bilmeli ki çocugu bir anlamda o raporla damgalanmis olacak. Kayitlara geçecek ve çocuk okula basladiginda bu konu gündeme gelirse psikolojisi olumsuz etkilenecek. Hatta ileride birgün arkadas ortamlarinda ‘ben yetersiz oldugum için okula geç baslamisim’ konusu gündeme gelecek ve çocuk yeni bir duygusal yikimla karsi karsiya kalacak.”

‘Göndermeyin, cezayi da ödemeyin, nasil olsa 
af çikar, burasi Türkiye’


- Prof. Dr. Özdemir Aktan (Türk Tabipleri Birligi Baskani) 

“66-72 aylik çocuklarin ilkögretim yerine okul öncesi egitime alinmasi gerektigine inaniyoruz. Doktor raporlarinin çocuklarini okula göndermek istemeyen ailelerin talep ve amacina göre hazirlanmasini dogru bulmayiz. TTB olarak 600 bin ögrenci için sembolik bir rapor hazirladik. Daha dogrusu sembolik raporu duyurduk. Biz velilere diyoruz ki bu isin çözüm yeriniz doktorlar degil. Hekimler, ne olup bittiginin farkinda. Kimse tip etigine aykiri hareket etmemizi beklemesin. TTB olarak kimseye ‘rapor vermeyin’ diyemeyiz. Rapor vermek hekimin özgür iradesine baglidir.” 

“Okullar, çocuklarin zihinsel zeka veya bedensel geriligini belirten ve sadece devlet hastaneleri ile üniversite hastanelerinin raporu kabul edecek. Bedensel veya zihinsel zeka geriligi raporu alan bir çocuk, bir anlamda fislenmis olacak. Çocugun ileriki hayatinda bu rapor önüne çikacak, is, askerlik, sigortali çalismasinda sorunlar yasayacak.” 

‘Veliler sorumluluk alsin’

“Aileler sorumluluk almali. Eger 66 aylik çocuklarini okula göndermek istemiyorlarsa para cezasini göze alacaklar. Burasi Türkiye, seçim döneminde muhtemelen bir af çikar, konu unutulur gider. Bir çeliski de özel hastanelerin raporlarinin geçersiz sayilacagi konusu. Özel hastaneler beyin ameliyati, kalp ameliyati yapiyor. Her nedense MEB bu hastenelerin çocuklar için verecegi raporu kabul etmiyor. Isi yokusa sürüyorlar. Hekim arkadaslarimiza rapor almak için yogun talep geldigini biliyoruz. Veliler de ne yapacagini bilmiyor. Hekimleri zor durumda biraktilar.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —