Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Bati medyasinin utanç verici Suriye karnesi

Bati medyasinin utanç verici Suriye karnesi

Bati medyasi Suriye`de yasananlar konusunda fazlasiyla utanç verici bir tutum sergilemeye devam ediyor. Özellikle Amerikan medyasindan baska türlüsünü beklemek mümkün olamazdi. Bilgisiz dis haber editörleri ve muhabirleri ve siyasi korkaklik, Amerikan med

Bati medyasi Suriye’de yasananlar konusunda fazlasiyla utanç verici bir tutum sergilemeye devam ediyor. Özellikle Amerikan medyasindan baska türlüsünü beklemek mümkün olamazdi. Bilgisiz dis haber editörleri ve muhabirleri ve siyasi korkaklik, Amerikan medyasini ABD’nin dis politikasinin bir aracina dönüstürüyor.

Bu, her ne kadar ABD’nin dis politikasini sorgulamak için elzem olsa da, özel bir siyasi cesarete ve ciddi bilgi ve uzmanlik düzeyine nadiren rastlanan Ortadogu haberciligi konusunda daha da geçerli. Ancak konu Suriye olunca Ingiliz medyasi da -Batinin dis politikalarina ve savaslarina karsi çikmak konusunda çogu zaman cesur davranan liberal The Guardian da dahil- Amerikan medyasindan ayirt edilemez durumda. Bati medyasi birçok baslikta okuyucularini yaniltmaya ve yanlis yönlendirmeye devam ediyor.

Bu duruma örnek olusturan basliklar su sekilde özetlenebilir:
1- Arap-Israil çatismasi konusunda hiçbir zaman basvurulmayan, adlari dahi bilinmeyen kisilerin Skype ve e-mail hesaplarindan söyledikleri gibi gerçek disi veya Katar ve Suudi basini gibi tarafli kaynaklara Suriye konusunda yer verilmektedir.
2- Medyada yer alan haberlerdeki çesitli hatalari mazur göstermek için “Suriye hükümeti gazetecilere izin vermiyor” gibi kliselesmis söylemler kullanilmaya devam edilmektedir. Birçok gazeteci Suriye’ye izinli veya izinsiz giris yaparken New York Times’ta neredeyse her gün kullanilan bu söylem, tamamen anlamsiz olmakla birlikte sadece okuyucuyu yanlis yönlendirmeyi amaçlamaktadir.
3- Suriye muhalefeti hakkinda yapilan haberlerin hiçbiri dikkatli incelemeye tabi tutulmamakta veya yerinde bir kuskuyla karsilanmamaktadir.
4- Suudi Arabistan veya Katar tarafindan fonlanan medya araçlarinin hiçbir sekilde bu hükümetlerin gündemlerine göre yayin yaptiklari varsayilmamaktadir.
5- Suriye’nin sürgündeki muhalefetini yaniltici bir biçimde laik bir muhalefet olarak yansitmak amaciyla, Müslüman Kardeslerin muhalefet içindeki baskin rolü kasitli olarak gizlenmektedir.
6- Birçok Batili gazeteci ve muhabir tarafindan Twitter üzerinden açiktan Özgür Suriye Ordusu ve muhalefet taraftarligi yapilmaktadir.
7- Özellikle Amerikan basini tarafindan israrla ideolojik tarafi göz ardi edilerek, Siyonist Washington Enstitüsünden “uzmanlarin” görüsleri temel alinmaktadir.
8- Kasitli olarak bir tarafin lehine çarpitma ve yanlis yönlendirmeye basvurulmaktadir.
9- Suriye’deki rejimin mukavemetinin, rejimin kaba kuvvetle ayakta kaldigi yönündeki iddialarin inandiriciligini ortadan kaldirmasina karsin, Besar Esad’in Suriye’de Alevi toplumu disinda herhangi bir iktidar tabanina sahip olmadiginda israr edilmektedir.
10- Bati hükümetleri tarafindan uzun yillar boyunca Esad rejiminin insan haklarina uygun olup olmadigi hiç sorgulanmazken, bu hükümetlerin ayni rejimin birden bire baskici oldugunu kesfetmesi büyük bir çeliski olusturmaktadir.
11- Medya, Israil tarafindan ortaya atilan Suriye’nin kimyasal silah ürettigi iddiasini sürekli gündemde tutarken Israil’in elinde bulundurdugu kitle imha silahlarindan hiç söz etmemektedir.
12- Bilgilerin çogu dogrulugu kanitlanmaya gerek duyulmadan yayinlanmaktadir.
13- Habercilikle yayin politikalari arasindaki çizginin nereye çizildigi belirsizdir (Bu modern gazeteciligin en iyi örneklerinden biri olan The Economist için bile geçerlidir.)
14- Suriye haberleri baska baskentlerden, özellikle de gazetecilerin büyük ölçüde Hariri’nin basin ofisinin hizmetlerine, önerilerine, hatta talimatlarina dayandigi Beyrut’tan yapmaktadir. (CNN’nin eski büro sefi artik Hariri ailesi için çalismaktadir.)
15- Bütün Bati medyasi Bati politikalarina hizmet etmekte ve buna karsi çikacak cesareti gösterememektedir.
16- Suriye’deki demokrasi mücadelesinden söz ederken Katar ve Suudi Arabistan’in desteginden bahsedilmesindeki ironi görülmemektedir.
17- Özgür Suriye Ordusu tarafindan gerçeklestirilen savas suçlari örtbas edilmektedir.
18- ABD hükümeti dogrulayana kadar, Suriyeli olmayan ve Suriye içerisinde faaliyet yürüten cihat savasçilarinin varligi inkar edilmistir.
19- Suriye haberlerinde neredeyse bütün kuruluslar birbirini tekrar etme egilimi göstermektedir.
20- Ortaya çikarilan kimi yalanlar ve tezgahlar Bati politikalarina ve Suriye’deki rejimi zayiflatmaya hizmet ediyorsa medya tarafindan gizlenmektedir.
21- Birden bire Suriye rejimine muhalefete baslayan muhaliflerin siyasi geçmisleri göz ardi edilmektedir. Bati medyasi Suriye rejimini savunan ve siyasi ve mali açidan uygun olur olmaz, evvelden beri muhalifmis gibi davranmaya baslayan bu sahsiyetler hakkinda hâlâ herhangi bir haber yapmis degil.
22- Arapça bilmeyen ve bölgeyi tanimayan muhabirlerin haberlerine dayanilmaktadir. New York Times Ortadogu’ya Amerikan politikasini ya da New York kentinde polis saldirisini haberlestiren muhabirleri yollamayi sürdürmektedir.
Kimse hesap vermemektedir ve birilerinin çikip Bati medyasinin eksiklikleri ve hatalari konusunda bir kitap yazmasi da pek olasi görünmemektedir. Bati medyasi Libya hikayesini de böyle pazarladi ve hiçbir zaman uydurduklari yalanlardan ötürü sorumlu tutulmadi.

*english.al-akhbar.com


MEDYA SAVASINDA YENI KURSUN

Suriye’de yasananlari görmek istedigi gibi gösteren Bati medyasinin “foto-yalanlarina” bir yenisi daha eklendi. Avusturya’nin en büyük gazetelerinden biri olan Kronen Zeitung’un yayinladigi fotograf Suriye’de yasananlari Bati medyasinin nasil maniple ettigini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bati medyasi, ürettigi yalan ve manipülatif haberlerle Suriye’ye dönük emperyalist müdahaleleri mesrulastirmaya çalisirken, kaynagi bilinmeyen veya tarafli kaynaklardan gelen haberleri hiçbir süzgeçten geçirilmeden sunuyor.
3 milyon tirajli Kronen Zeitung gazetesinin yayinladigi Halep fotografinin Photoshop programi ile üretildigi ortaya çikti. Fotosoplu fotografta yürüyen bir ailenin arkasinda “Esad rejiminin bombaladigi apartmanlar” bulunuyor. Resmin orijinalindeyse ailenin arkasindaki sakin görüntü dikkat çekiyor. Bu arada sunu da belirtelim ki orijinal fotograf Suriye’de yaralanarak Türkiye’ye getirilen AA Muhabiri Sinan Gül’e ait. Bu olayin ortaya çikmasinin ardindan AA’nin gazeteye dava açip açmayacagi da merak konusu.

ILK FOTO-YALAN BU DEGIL

Avusturya gazetesinin basvurdugu yöntem ilk degil. Daha önce de BBC News’ün Suriye’nin Hula kasabasinda yasanan katliama iliskin kullandigi ve Esad yönetimini suçlayan fotografin 2003 yilinda Irak’in El-Musayyib kentinde çekilmis bir fotograf oldugu ortaya çikmisti. Fotografta bir çocuk yüzlerce Irakli çocuk cesedinin üzerinden atlarken görülüyordu.
BBC, fotograf altina ekledigi notta katliamin haberinde kullandigi fotografin bir aktivist tarafindan ellerine ulastirildigini belirtiyor ve Hula’da gömülmek için beklenen çocuk bedenleri oldugunu öne sürüyordu.
Fotografin 2003 yilinda Irak’ta çekildigi ortaya çikinca BBC, fotografi alelacele degistirdi ama buna dair bir bildirimde bulunmadi.
Yine, Suriye güçleri tarafindan dövüldügü iddia edilen küçük bir kiz çocuguna dair bir fotograf Internet sitelerinin mansetlerini süslemis, sosyal paylasim aglarinda dolasmisti. Fakat bu fotografin da Ingiltere’de gittigi kreste baska bir çocugun saldirisina ugrayan Katie adinda bir kiza ait oldugu ortaya çikmisti.

‘HAZIR HABERLER SERVIS EDILIYOR’

Suriye’ye yönelik medya savasina dair bir açiklama da Rusya Disisleri Bakan Yarimcisi Gennady Gatilov’dan geldi. Gatilov, bazi medya kanallarinin Suriye’deki olaylarda daha önceden hazirlanan haberler yayinladiklarini söyledi. Twitter’da yazidigi notunda Gatilov; kasitli medya kanallarinin Suriye muhalefetinin basaramadigi hedefleri saglamak için her yöntemi denedigini ifade etti.

‘GERÇEKLER ÖRTBAS EDILMEK ISTENIYOR’

Suriye Gazeteciler Birligi ise, Arap Gazeteciler Federasyonuna mektup göndererek, “Silahli terör gruplarinin” bazi gazetecileri kaçirdiklarina iliskin bilgi verdi. Gazeteciler Birliginin mektubunda; gazeteciler ve medya çalisanlarini kaçirma eylemlerinin baska gazeteciler ve medya çalisanlarina saldirilarin yapildigi ve Dünya uydu kanalinin yayininin durdurulmaya çalisildigi bir zamana denk düstügüne dikkat çekti. Birlik ayni zamanda tüm bunlarin; Suriye uydu kanallarinin yayinlarina sizma ve ayni logo ile yayin yapip kamuoyunu aldatma planlarinin hazirlandigina es zamanli olarak yapildigini ekledi. “Teröristlerin” farkli bölgelerde gazetecilere, muhabirlere ve medya kurumlarina saldirdiklarina dikkat çeken Birlik; Suriye’yi devlet, vatan ve halk olarak sabote etmeyi hedefleyen dis planlari ve bu planlarin gerçegini desifre etme girisimlerini baltalamakla birlikte gerçekleri örtbas etme ve kamuoyunu aldatmayi hedeflediginin altini çizdi. “Arap Gazeteciler Federasyonundan mesleki sorumlulugunu üstlenmesi ve silahli terör gruplarinin medya ve medyacilara bulundugu saldirilari kinamasini” talep eden Suriye Gazeteciler Birligi; bu baglamda uluslararasi düzeyde çaba harcanmasini talep etti.



  • Cuma 11.6 ° / 5.9 ° Güneşli
  • Cumartesi 12 ° / 6.2 ° Güneşli
  • Pazar 11.9 ° / 6.3 ° false