DISK, KESK, TMMOB, TTB: Türkiye bu karanlik gidise mahkum degildir!

DISK, KESK, TMMOB, TTB: Türkiye bu karanlik gidise mahkum degildir!

DISK, KESK, TMMOB ve TTB yaptiklari ortak açiklamayla 17 Haziran'da HDP Izmir binasina yönelik silahli saldiriyi kinadi.

HDP Izmir Il Örgütü'nü hedef alan ve bir kisinin ölümüyle sonuçlanan silahli saldiriya iliskin DISK, KESK,TMMOB ve TTB tarafindan 18 Haziran 2021 tarihinde ortak basin açiklamasi yapildi. Iktidarin ve yandas medyanin kiskirtici, ayristirici, bölücü ve hedef gösteren söylemlerinin bu tür saldirilardaki azmettirici etkisinin ortada oldugu vurgulanan açiklamada "Ülkemizde tamamen yok edilen demokrasiyi acilen güçlü bir biçimde yeniden insa etmek için ihtiyacimiz acil birlik, acil dayanisma ve acil mücadeledir. Bizler dört emek ve meslek örgütü olarak, yarin çok geç olmadan tüm emek, baris ve demokrasi güçlerini, tüm kisileri ve kurumlari dayanisma içinde olmaya ve omuz omuza mücadeleye çagiriyoruz." denildi.

Sendikalarin ortak açiklamasi söyle oldu:

"Saldirganin kimligi ve saldirinin biçimi, bu ülke tarihini bilenler açisindan hiç de sasirtici degildir.

Tarihimizde hemen her kontrgerilla saldirisinda gördügümüz politik simgeler, uluslararasi baglantilar, kolluk güçlerinin "ihmalleri", "kimseyle baglantisi olmayan münferit bir meczup" olarak ilan edilen failler ve bir süre sonra saldiriya ugrayanlari suçlama taktikleri bu saldirida da aynen kendini göstermistir.

Iktidarin ve emrindeki medyanin kiskirtici, ayristirici, bölücü ve hedef gösteren söylemlerinin bu tür saldirilari azmettirici etkisi ortadadir.
Ancak karsimizdaki tablo bundan daha tehlikeli bir yönelime isaret etmektedir.

Bu saldiri, kapisinda her an polis bekleyen, “etrafinda kus uçurtulmayan” bir binada gerçeklesmistir.

Bu saldirgan Suriye'de cihatçi çetelerin ve kontrgerillanin "operasyon" ve "egemenlik" bölgelerinde "görev" almistir.

Bu saldiri, halkin tek basina iktidara son verdigi 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasi terör döneminin hatirlatildigi; muhalif gazetecilere ve

siyasetçilere saldiranlarin cezasiz kaldigi hatta övüldügü ve terfi ettirildigi; muhalefetin "bunlar iyi günleriniz, daha neler olacak" diye
tehdit edildigi; iktidar-yargi-sermaye-mafya ve medya iliskilerindeki kirli çamasirlarin iç çatismalar sonucu birer birer ortaya döküldügü bir dönemde gerçeklesmistir.

Manzaranin izaha gereksinimi yoktur. Bu karanlik tablodan sorumlu olanlar, bu cinayeti sorusturamaz, bu çürümüslügün hesabini soramaz.

Bütün yönleri ile çürüyen bu düzenin üzerimize çöküsünü beklemek de akilci degildir. Çünkü bu düzen çökerken daha fazla aci, kan, gözyasi, issizlik, yoksulluk, adaletsizlik, savas, baski ve zulüm getirmektedir.

Türkiye bu karanlik gidise mahkûm degildir!

Bu enkazin yikintilari arasindan emegin, barisin ve demokrasinin egemen oldugu bir ülkeyi, omuz omuza kardesçe yeniden kurmak için kaybedilecek her vakit, çocuklarimizin ve ülkemizin geleceginden çalinacaktir.

En önemli güvencemiz, bu ülkenin kültürel, bilimsel birikimi ve bu topraklarin köklü emek, baris, demokrasi mücadelesi gelenegidir.

Ülkemizde tamamen yok edilen demokrasiyi acilen güçlü bir biçimde yeniden insa etmek için ihtiyacimiz acil birlik, acil dayanisma ve acil mücadeledir.

Bizler dört emek ve meslek örgütü olarak, yarin çok geç olmadan tüm emek, baris ve demokrasi güçlerini, tüm kisileri ve kurumlari dayanisma içinde olmaya ve omuz omuza mücadeleye çagiriyoruz."