Esenler`de Kahtali Miçi’ya saygisizlik!
Haber yorum
Dörtyol K. Topbas Kültür Merkezi’nde yapilan `Anadolu’dan Esintiler` programinin konusu Adiyaman idi. Adiyamanlilarin katildigi geceye ilgi büyüktü. Milletvekili adaylarin tanitildigi geceye Adiyaman Üniversitesi Rektörü Prof Mustafa Talha’nin yanisira kendisi de bir Adiyamanli olan Esenler Belediyesi Baskani M.T. Göksu, Milletvekilleri, siyasetciler katildi.
Esenler Belediyesi Baskani M. T. Göksu’nun konusmasi dikkat çekti. Geleneklerinizi oldugu gibi koruyun, çocuklariniza ögretin, yasatin! Bundan utanmayin, çekinmeyin!
Lafi kisaca; köylülügünüzü koruyun. Istanbulda’da köylü kalin, kentlesmeyin! Geleneklerinizi güncellemeyin! Demeye getirdi.
Protokole çig köfte dürümün ikram edildigi gecede Ramazan Garipses ve Izollu Mehmet’in ardindan Kahtali Miçi sahne aldi. Özellikle Izollu Mehmet söyledigi uzun türküler arasina aldigi reklamlarla dikkat çekti. Türkü arasinda, tanidiklarini aradi, selam verdi hal hatir sordu, tekrar türküye devam etti. Türküsü boyunca bu hep böyle sürdü. Sonrada ses sistemini begenmeyerek postayi koyup sahneyi terk etti.
Izollu Mehmet’in arkasindan ilerleyen saatlerde sahneye Kahtali Miçi geldiginde siyasilerin çogu geceyi terk etmisti.
Sunucu Kahtali Miçi’yi övdü.
‘Kahtali Miçi, bir plaka gibidir. Adiyaman taninmadan, Kahtali Miçi taniniyordu. O sahneye gelince ayakta alkislayalim!’ diyerek övgüyle yüceltti. Fakat sahneye geldiginde kimse ayaga kalkmadi ama siyasetçileri ve protokolü ayakta alkislayarak ugurlayip gönderdiler.
Gecenin yildizi Kahtali Miçi idi. Türkülerle Adiyamanlilari çosturdu. Türküler arsinda siir okuyan Kahtali Miçi, konusmacilarin aksine hayatini kaybeden dünyaca ünlü yazarimiz Yasar Kemal’i anmasiyla dikkati çekti. Ahmet Arif ve Siwan Perver’i de siir içnde andi. Kahtali Miçi’nin okudugu siir içerigi sanki ‘silahlara veda’ çagrisina gönderme yapiyor gibiydi.
Kahtali Miçi ikinci türküsünü söyledikten sonra protokol ayaklandi. Kahtali Miçi bunun farkina varinca kaslarini çatti. ‘Nereye gidiyorsunuz? Ben Adiyaman’dan kalkip sizin için buaraya gelmisim. Siz de gidiyorsunuz? Siz giderseniz ben de giderim!’ dedi. Bunun üzerine protokol yerine oturdu. Ama bu sefer birer ikiser ayrildilar.
Siyasetçiler salona giriste çikista arkasinda sanki bir ordu var gibiydi. Yollar açiliyor, iltifatlar saçiliyordu.
Gecenin bize ögrettigi su idi: Sanatçi degil siyasetçi güçlü idi. Güç kimdeyse onun sesinin çiktigini, onun itibarli olduguna tanik olduk.