Tarih: 01.01.2018 00:00

Eski bir TÜBITAK çalisani anlatiyor: Göktürk-2`yi yapanlar nasil tasfiye edildi?

Facebook Twitter Linked-in

AKP iktidari ODTÜ’de yasananlarla ilgili ögrenci ve akademisyenleri suçlamaya devam ederken, bir yandan da yasanan olaylari Göktürk-2 uydusunun uzaya firlatilmasina karsi bir tepki gibi göstermeye çalisiyor. Erdogan ve partisi, ODTÜ’lü ögrenci ve akademisyenleri Göktürk-2’nin firlatilmasindan “heyecan duymamakla” elestirse de, eski bir TÜBITAK Uzay çalisaninin soL’a anlattiklari, uydunun “AKP rejimine ragmen”, çalisanlarin is ahlaki ve fedakarligi sayesinde yapilabildigini gösteriyor.

Iste malum sebeplerle ismini vermek istemeyen eski bir TÜBITAK Uzay çalisaninin, Göktürk-2’nin yapim süreciyle ilgili anlattiklari…


Çalismalar 1998`de basladi
1998 yilinda o zamanki adi TÜBITAK BILTEN’de küçük bir ekiple (iki kisi) basladi Türkiye’nin kendi yer gözlem uydusu yapma projesi.

Çesitli çalismalar ve sözlesmeler sonucunda 2001 yilinda BILSAT uydusu için önce 8 kisi Ingiltere’ye SSTL firmasina gitti teknoloji transferi yapmak ve ülkemize bir yer gözlem uydusu yapilmasina eslik etmek ve bu sirada bu süreci ögrenip kendi basimiza uydu yapabilme yetenegini kazanmak için. Uydu konusunun çesitli alanlari ile ilgili master yapmak için gidenleri, çesitli asamalari için gidenler de (üretim, testler, tasarim vs) katildiginda 20 kisi civarinda kisi uydu konusunda çesitli yeteneklere sahip oldu. BILSAT uydusu yapilirken bir yandan da isin daha iyi ögrenilmesi için mühendislik modeli denen birebir eslenigi olan bir uydu daha yapildi oraya giden ekip tarafindan. Bu arada uçacak olan uyduya da ilk yerli modüller olan Gerçek Zamanli Görüntü Isleyen (GEZGIN) ve Çok Bantli Kamera (ÇOBAN) Modülleri ülkemizde gelistirildi ve testleri yapildi TÜBITAK BILTEN de proje kapsaminda kurulan tesislerde. GEZGIN ve ÇOBAN 2003 yilinda BILSAT ile birlikte uzaya gitti ve ilk yerli mali modüller olarak görev yaptilar basari ile. Bu konuda atilmis çok önemli bir adimdi.

BILSAT’tan ögrenilenler RASAT’ta uygulandi
BILSAT’tan edinilen tecrübe ile 2004 yilinda RASAT uydusunun yapilmasi için proje çalismalari basladi. Devlet Planlama Teskilati’ndan alinan bütçe ile baslanan proje asamalari çok zorlu geçti. Aramiza yeni katilan arkadaslarla birlikte BILSAT’tan ögrenilenleri daha da gelistirerek RASAT’i yapmaya basladik. Bu arada aramizdan ayrilanlar da oldu, ama kalanlar kendilerini daha da gelistirerek ve çogalarak çalismaya inatla devam ettik.

Bu süreç içinde TÜBITAK yönetimi degisti. Enstitü yönetimi zor da olsa yeni TÜBITAK yönetimine kendimizi ve projeyi anlatti. Baska projelerde sekteler oldu ama bir sekilde RASAT projesi yoluna devam edebildi. Uydu yapma süreci çok zorlu bir süreç ve bunun saglam bir deneyim gerektirdiginin farkindaydik. Ama bu kadar zorlanacagimizi düsünmüyorduk. Bu arada 2007 yilinda RASAT’in yanina birde GÖKTÜRK2 projesi geldi. GÖKTÜRK2 Projesini TUSAS ile birlikte yapmaya baslamistik. RASAT’tan daha duyarli kameraya sahip olacak yeni ve daha kapsamli bir uydu. RASAT’tan edindigimiz tüm deneyimleri GÖKTÜRK2’de uygulamaya basladik. GÖKTÜRK2 projesi ile aramiza katilan onlarca yeni arkadas ile…

Enstitünün adinin degistigini bordrolarimizdan ögrendik
Tarihini tam animsamadigim bir ara enstitümüzün adinin TÜBITAK UZAY (Uzay Teknolojileri Arastirma Enstitüsü) olarak degistigini bordrolarimizdan ögrendik. Artik yogun olarak uydu ve uzay çalismalari yapmamiz bekleniyordu. Ama birçok basarili proje yapilmaya devam etti. Bunlardan bazilari BALISTIKA, ülkemiz için oldukça önemli çesitli enerji projeleri vs. Merak edenler TÜBITAK UZAY web sayfasini ziyaret edebilirler.

RASAT firlatilirken TÜBITAK Baskani bile orada degildi
Sonuçta her asamadaki yöneticisi, arastirmacisi, satin almacisi, depocusu, teknisyeni, tasiyicisi olarak çok büyük deneyimler kazandik ve 2011 yili Agustos ayinda RASAT uzaya firlatildi ve basarili bir sekilde çalismaya basladi. Ancak 18 Aralik’ta oldugu gibi bir tören vesaire olmadi. Oysaki ülkemizin ilk yer gözlem uydusunu yapmistik ve firlatacaktik. Birakin devlet protokolünü, TÜBITAK Baskani bile orada degildi. Gerçi firlatma ve ilk sinyal haberini alip gelmisti ve kutlamisti ekibi.

Sonradan anlasildi durum… Yaklasik iki hafta sonra, bir Resmi Gazete’de yanlis animsamiyorsam, Tarim Bakanligi ile ilgili yayimlanan bir genelgeye yapilan ekle görevden alindi.

Yeni TÜBITAK yönetimi de RASAT`a ilgi göstermedi. Hatta kötülemelerine ve elestirmelerine ragmen sonrasinda basarisinin üzerine yattilar. Bir süre sonra huzursuzluklar basladi. Enstitü yönetimi sürekli toplantilara gidiyordu ve anlayamadigimiz bir gerginlik peydah olmustu UZAY’a ve diger enstitülere yönelik.

Ancak isimize gücümüze devam etmeye çalisiyorduk her seye ragmen. RASAT basari ile firlatilmisti ve görüntü almaya baslamistik, ama GÖKTÜRK2’nin son isleri de bizleri bekliyordu. Bir yandan RASAT’in uçus modelini yapmistik diger yandan GÖKTÜRK2’nin mühendislik modeli ve entegrasyonunu…

Üretimler testler derken GÖKTÜRK2 de kanli ve canli olarak ortaya çikmisti RASAT’tan edinilen paha biçilmez deneyimle. Nerdeyse tüm uçus modellerinin üretimi ve testleri bitmis, Türk Havacilik ve Uzay Sanayi A.S’de (TUSAS) uçus modelinin entegrasyonu baslamisti çoktan.

Enstitüde kiyim…
2011 yili Kasim ayinin ilk günlerinde gerçek bir sok yasadik. Aralarinda 3 müdür yardimcisi ve bir çalisanin oldugu 4 kisi için TÜBITAK`in Ankara içi ve disindaki çesitli birimlerine geçici görevlendirmeler geldi.

Tam bir soktu. Ne yapacagimizi bilemedik.

Görevlendirilen arkadaslar geçici görev yerlerine gitti. Bu arada Enstitü Müdürü de yönetime bir dilekçe vererek müdürlük görevinden istifa ettigini bildirdi.

Ne gelen vardi ne giden…

Korku ve sindirme operasyonu baslatildi
Geçici görevlendirilen arkadaslarimiz ve müdürümüz günlerini 10-20 yildir biriken esyalarini toplamakla geçirdi. Bayram sonrasi geçici görev yerlerine gittiler. TÜBITAK ve bagli enstitüleri benzer sekilde çalkalaniyordu. Çalisilan konulardan tamamen uzak, uzmanlik alanlari çok farkli yeni yöneticiler gelmisti.

Özellikle SAGE ve UZAY Enstitülerinin kapatilacagi, tasinacagi, temizlenecegi, küçülecegi söylentileri dolasmaya basladi. TÜBITAK’in hemen her yerinden benzer söylentiler geliyordu. Her birimden birçok kisinin çesitli alakasiz birimlere geçici olarak görevlendirmeleri yapildi.

Görevleri ve yetkileri belirsiz sahislar, yillardir çalisan kisiler ve islerinden ve görevlerinden bagimsiz olarak hedef aldiklari kisiler hakkinda olabildigince olumsuz bilgiler toplamak için mülakatlar yapmaya basladilar. Ellerinde listelerin oldugunu, bu kisileri oralarda barindirmayacaklarini açik açik, tehditkar bir sekilde söylediler. Bir korku ve sindirme operasyonu idi bu. Benzer olaylarin hemen tüm birimlerde olduguna iliskin haberler geldi. Insanlar yavas yavas ayrilmaya, yeni isler aramaya basladilar. Görevlendirmeden dönenlere ve baska arkadaslara artik onlarla çalismak istenmedigi, kendi rizalari ile ayrilmazlarsa yeni görevlendirmeler yapilacagi söylendi. Yeni yöneticiler bunun kendilerinin degil Baskanligin karari oldugunu, kendilerinin elinde olan bir sey olmadigini söyleyip siyrildilar.

Sonuçta yillardir SAGE ve UZAY da çalisan birçok kisi zorlamalarla, baskilarla çok sevdikleri islerinden ayrilmak zorunda kaldilar. Ama kimse isten atilmis degildi!

Güncel oldugu için deginilmesi gerekirse RASAT ve GÖKTÜRK2 projelerine çok büyük katkisi ve emegi olan her kademeden birçok kisi (30 oldugu söyleniyor) severek yaptiklari islerinden çesitli zorlamalarla ayrilmak zorunda kaldilar. Ama ayrilmadan önce büyük bir özveri ve is ahlaki ile islerini sonuçlandirip teslim ettiler. Bu insanlar ayrilirken zaten GÖKTÜRK2 projesinin neredeyse sonuna gelinmisti ve isin büyük kismi TUSAS’ta yapiliyordu. Sadece tüm sistem seviyesinde testler ve firlatma kalmisti. Buradan da anlasilmasi gerekir uydu yapmanin ne kadar zorlu bir süreç oldugu…

Bir birikim heba edildi
Su an çesitli projelerde yillarca basarili sekilde çalismis ve büyük bir bilgi birikimi olan 80’e yakin kisi TÜBITAK UZAY’da çalismiyor artik. Bu kadar büyük ve tirmalanarak edinilmis olan bilgi ve becerinin çogu kaybedildi.

Her seye ragmen GÖKTÜRK2 büyük bir törenle basari ile firlatildi ve görüntü almaya basladi. Bu süreci herkes çok yakindan izledi. Söyleyecek çok bir sey yok. Sahiplenenlerin çogu ne yapildiginin ve isin büyüklügünün hâlâ farkinda degil.

Simdi orada olamayan, anilmayan ve unutturulmaya çalisilan bizler, bu basarinin gerçeklesmesine verdigimiz emek ve katkinin bilincinde olarak çok mutluyuz. Çünkü emek verdigimiz ve büyük oranda katkimiz olan RASAT ve GÖKTÜRK2 uydulari basari ile görevlerinin basindalar. Üstelik çogumuz da ODTÜ’lüyüz.

Eski bir TÜBITAK Uzay (eski adiyla TÜBITAK Bilten) çalisani

(soL-Haber Merkezi)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —