Bugün, 4 Nisan 2025 Cuma

Okullarda kaos, ögrencilerde travma

Okullarda kaos, ögrencilerde travma

Birinci siniflarin ?uyum haftasi? 4+4+4 egitim sisteminin yarattigi kaosla tamamlandi. Istanbul`da hafta boyunca gezdigimiz okullar ne yapacagini bilemeyen ögretmenler, isyan eden veliler ve psikolojisi bozulan küçük çocuklarla doluydu.

Birinci siniflarin “uyum haftasi”  4+4+4 egitim sisteminin yarattigi kaosla tamamlandi. Istanbul’da hafta boyunca gezdigimiz okullar ne yapacagini bilemeyen ögretmenler, isyan eden veliler ve psikolojisi bozulan küçük çocuklarla doluydu.


`MUTLAKA SEÇMELI DERSLER` VE ALTINA KAÇIRILAN ÖGRENCILER

Adile Dogan

Pendik’e bagli Fatih Mahallesi’nde bulunan Milli Egitim Vakfi Ilkögretim okulunda ders zili çaliyor. Okulun, kalite siralamasinda Istanbul’da ikinci sirada oldugu yaziyor asilan pankartta. Okul müdürü, velilerin ve ögrencilerin toplandigi bahçede konusuyor.  “Vatana ve millete hayirli evlatlar yetistirecegiz” diyor önce. Sonra 4+4+4 sistemini elestirenlerin “kötü niyetli” oldugunu ileri sürerek basliyor sistemi övmeye. Seçmeli dersler için ise liste astiklarini, bu dersin “mutlaka seçilmesi” gerektigini belirtiyor ve ekliyor: “Her Türk gencinin almasi gereken dersler bunlar”. Tabii ki “mutlaka seçmeli” derslerin basinda Peygamberin Hayati ve Kuran-i Kerim dersleri geliyor.

ÖGRETMENE DERDINI ANLATAMAYINCA

Songül Karabag 28 yasinda, bir çocuk annesi. Fabrikada hem temizlik hem de çaycilik yapiyor Karabag. Oglu 66 aylik ve zorunlu olarak egitime baslamis bu yil. “Ben çocugumun okula baslamasini hiç böyle hayal etmemistim. Çünkü ekonomik nedenler yüzünden krese veremedik, bu yil ana sinifina baslar diye düsünüyorduk ama simdi hiçbir ön egitim almadan direk birinci sinifa basladi ve çok zorlaniyoruz” diyor Karabag. Çocugunun henüz tam olarak konusamadigini belirten Karabag devam ediyor: “Çocugumla aramizda bir dil gelisti. Tuvalete gidecegi zaman farkli bir sey söylüyor. Okulun ikinci günü aglaya aglaya götürdüm. Sinifta tuvaleti gelmis ögretmenine söylemis fakat ögretmeni anlayamamis, altina yapmis. Ben bahçede oturuyordum baktim aglayarak geldi. Tabii ögretmen de hakli nerden bilsin tuvaleti geldigini, o da acemi. Ben isçiyim, bir haftalik ücretsiz izne ayrildim çocugun okulu için. Ama çocuklarin bir haftada alisacagi yok. Ben is basi yaptiktan sonra ne olacak bilmiyorum.”

Bazi çocuklarin okuldan kaçmayi denediklerini aktariyor Karabag ve soruyor: “Ögretmenler hangisiyle ilgilensin? Nasil güvenip barakacagiz? Lavabolar yüksek, çocuklar yetisemiyor. Tuvaletler çok pis ve 66 aylik çocuklarin fizigine göre degil. Çocuklarimizin iyi bir egitim almalarini geçtik” diyen Karabag “Bari canlarina bir sey olmasin. Bu yüzden çok endiseliyim. Bu sistemin kaldirilmasini istiyorum” diye ekliyor.

SISTEMI BIZE BÖYLE ANLATMAMISLARDI

Iki çocuk annesi Hatice Benli’nin büyük çocugu lise ikinci sinifta okuyor. Küçük ise ana sinifina baslamis. “4+4+4 sistemini bize böyle anlatmadilar. Hep yalan söylediler. Siniflar çok kalabalik, okulun fiziki kosullari uygun degil. Okullar yapiliyor diyerek hep bizi kandirdilar. Burada bulanan dört okul var hiç birinin fiziki kosulunu degistirmediler. Sözde bu okul Istanbul ikincisi. Neye göre ikinci belirlenmis merak ediyorum. Ana siniflarinda da durum ayni. Üstelik her ay 55 lira verecegiz, diger masraflar cabasi” diyerek sorunlari siraliyor. (Istanbul/EVRENSEL)


KAOS DA ARTACAK AYRIMCILIK DA

Hasim Demir

Yeni egitim sisteminin sorunlarini Istanbul’da Atasehir’e bagli 1 Mayis Mahallesinde, Içerenköy ve Kayisdagi Mahallelerinde, Ümraniye ve  Sancaktepe’de okul müdürleri, ögrenci velileri ve ögretmenler ile konustuk. Veliler genel olarak küçük çocuklarinin uyumu konusunda endiselerini dile getiriyor. Alevi veliler ise artan din dersleri nedeni ile çocuklar arasinda yasanacak kamplasma ve asimilasyonun endisesini tasiyorlar.

ÖDENEK YOK TADILAT YAPILMADI

Önce bir okul müdürü ile konusuyoruz. Adini vermek istemiyor. Ancak anlattiklari çarpici: “Benim okulumda 170 zorunlu toplam 232 kayit olacak  Talep az. Nakilleri de, yeni kayitlari da yapamiyoruz. Yer sorunu var. 60-66 aylik çocuklarin aileleri çocuklarini göndermek istemiyor. Henüz tuvalete gidemeyen çocuklar var. Altini islatanlar var” diye basliyor siralamaya sorunlari.  Çocuklarin fiziki gelisimi ile okullarin fiziki durumunun paralel olmadigini belirterek, “Ciddi bir ödenek ayrilmasi gerekiyor. Ama okulumda dogrü dürüst hizmetli bile yok. 4+4+4 bir siyasi tavirdir. Bu sistem uygulanabilir bir sistem degil” diyor.

AYRIMCILIK ARTACAK

Yine adini açiklayamadigimiz bir baska okul müdürü de benzer sikintilardan bahsediyor. “Imam Hatipler yayginlasacak, çocuk isçiliginin önü açilacak, çocuk gelinler çogalacak. Gülen cemaatinin abla ve agabeyleri her yerde cirit atacak. Kürtlerin çocuklari ana dilde egitim istediginde, Alevi çocuklari inançlari üzerinde talepte bulunduklarinda fislenecekler. Okullarda bile ayrimci muameleye tabi olacaklar” diyor.
Veli Selma Mengübeti ise, “Bu sistem Imam hatiplerin yayginlasmasi sistemidir” diyor ve ekliyor: “Ben çok küçük yasta evlendirildim. Çocuklarimin benim yasadiklarimi yasamasini istemiyorum. Benim çocuklarimdan biri 4. sinifta ve 9.5 yasinda, digeri 7.sinifta 12 yasinda, öbürü de 8. sinifta. Bu çocuklarimin çocuk isçi olmalarini istemiyorum.”

ÇOCUKLARIN PSIKOLOJISINI BOZUYORLAR

Bir baska veli Sevgi Aydemir çocugunun yasinin küçük oldugunu, fiziksel ve zihinsel  olarak yetersiz oldugunu belirtiyor. “Bu sistem çocuklarimizin fiziksel ihtiyaçlarini karsilayabilen bir sistem degil. Tersine çocuklarimizin psikolojisini bozuyor. Veliler, aileler olarak bu sistemi bilmiyoruz. Okula giden bir çocugum var. 7 yasinda. Diger çocugum 3.5 yasinda. Adi Umut. Umut olsun diye. Ama bu sistem umutlarimizi yok ediyor. Kirsal kesimlerin çocuklari kobay olarak kullaniliyor. Kobay olmak istemiyoruz” diyor Aydemir.
Tacim Tekdal ise “Yasa ne getiriyor ne götürüyor bir fikrim yok. Ama ben bir Alevi olarak  kizimin Imam Hatip’e gitmesini istemiyorum. Iki kiz çocugum var. Bu sistemden çok etkilenecekler. Alevilerin inançlarini saglamaya dönük bir ders konulsun. Iki çocugumu kayit yaptirdigimda 250 TL kayit parasi verdim.  Asgari ücretle çalisan biri olarak bu parayi nasil benden alabiliyorlar? Bu sisteme cepheden karsiyiz” diye konusuyor.

ÇOCUKLARI DA BÖLECEKLER

Ögrenci velisi Hüseyin Kartal bir Alevi. “Benim çocugum Hz.Muhammed’in hayatini ve Kurani ögrenmeyecek. Ne olacak o zaman? Çocuklarim da, Alevi aileler de hemen fislenecek. Sünni çocuklar bizim çocuklari sorgulayacak” diyor. Aleviler için de seçmeli ders uygulamasi isteyen Kartal, “Alevi dersini camide yetisenler veremez. Alevi dedesi mi ders verecek, yoksa Sünni bir imam mi?” diye soruyor. Kartal, Alevi aileler ve çocuklari açisindan 4+4+4 sistemini söyle degerlendiriyor: “4+4+4 sistemi ile yüz binlerce gencimizin gelecegi yok edilecek. Alevilerin çocuklari zorla asimile edilecek. AKP okul aile birliklerini ele geçirerek bu egitim sistemini iyice mesrulastirmak isteyecektir. Buna firsat vermememiz lazim. Ögrenci velileri olarak bir araya gelmeliyiz. Nihat Sami Banalli Ilkögretim Okulu, Imam Hatip Lisesine çevrildi. 2500 imza toplanmasina ragmen bu yapildi. Halki kamplastiran, birbirine düsman eden bir egitim sistemidir bu. Hizir Pasa operasyonunun bir devamidir bu egitim sistemi.”

ÇOCUKLAR OKULA GITMEK ISTEMIYOR

Hidayet Eker bir Kürt emekçisi. 6 çocugu var Eker’in. 3’ünün yasi küçük. “Ben çocuklarimi okula göndermeyecegim. 60-66 aylik çocuklari söylüyorum. Hiçbir Kürt ailesi de çocuklarini bu uygulamanin kurbani yapmasin. Egitim sistemi tekçi, inkarci, irkçi, asimilasyoncu bir sistem. Osmanlicilik, Turancilik, Seriatçilik yapiliyor. Ben de dini bütünüm ama AKP’nin 4+4+4’le yapmak istedigi ayridir” diyor. Rojda, Baran ve Zozan isimli üç küçük çocugunun okula gitmek istemedigini söyleyen Eker, “Çocuklarim baba bizi gönderme, bizi okulda horlayacaklar. Bize pis Kürtler diyecekler” dedigini aktariyor Eker.
Küçük çocuklarin korkusu bosuna degil. Daha önce evlerinin önüne “Ha it ha Kürt” diye yazmislar. “Atasehir Ülkü Ocaklari imzali” diyor Eker ve söyle devam ediyor: “Düsmanligi gelistiren ve körükleyen bir egitim sisteminde çocuklarimin okumasini istemiyorum. Ana dil talebi bizim için namustur. AKP’nin basi sabah aksam Kürtlere, degerlerimize küfredecek biz de onun dedigini yapacagiz, bu olmaz! Egitim Sen’in, BDP’nin, HDK’nin ana dilde egitim için yürüttükleri mücadelenin yanindayiz. Kürtçenin birakin seçmeli ders olmasini, dogrudan ana dil gibi olmasini istiyoruz. Benim çocugum Kürtçe konustugunda bile bölücü damgasi yiyor, polis alip dövüyor. Bu mu açilim? Bu mu demokrasi? Kürtlerin yalanlara artik karni tok.”  (Istanbul/EVRENSEL)


ALEVILER MITINGE HAZIRLANIYOR

Fethi Bölükgiray (Pir Sultan Abdal Kültür ve Cem Evi Kadiköy Sube Baskani): “4+4+4 egitim sisteminin iki ayri yönü var. Birincisi inanç yönüdür. Ikincisi 60-66 aylik kendini bile bilemeyen çocuklarin kurban seçilmesidir. AKP kendisi gibi düsünen kurumlar yaratmak istiyor. Hz. Muhammed’in hayati ve Fikih ögretilecek.Bu Alevilere ve öteki inançlara saldiridir. Büyük bir asimilasyondur. Tüm toplumu, tüm emekçileri, her kesimi etkileyen bir sistemdir 4+4+4. Bu yasaya cepheden karsi koymak lazim. Laik, bilimsel, anadilde egitim talebimizi yineliyoruz. 30  Eylülde Alevi Bektasi Federasyonu olarak büyük bir miting yapacagiz. Dernek olarak ögrenci velilerini bir araya getiriyoruz. Çocuklarin okula gönderilmemesi tavri dogru bir tavirdir. Para cezasi bir tehdittir. Ne Aleviler, ne Kürtler, ne Lazlar, ne Süryaniler kobay olamayacaklar. Biz Hizir Pasalarin piyonu olmacagiz.


‘BU ÇOCUKLAR KOBAY OLACAK’

Sanem Akmese  (1. Sinif ögretmeni): 
Bizler 4+4+4 egitim sistemine hazir degiliz.60-66 aylik çocuklarin gelisimi farkli. Öz bakim becerileri açisindan bile bu yastakiler yetersiz. Kendilerini inkar edemezler. Tuvaletler ve siralar çocuklara uygun degil. Dikkat süreleri bile bu çocuklarin yetersiz. 80 ay ve üstü bile sikintilidir. 80 ayliklar 60 aylik çocuklari ezerler. Bu sistem çocuklarda travma yaratir. Bu da çocuklarin hayatini etkiler.

Feride Alkan (1. Sinif ögretmeni): 60-66 aylik çocuklar yasanacak sorunlardan çok etkilenecekler. Bu çocuklar travmatik dönemden sonra hayata kaygi ile bakacaklar. Ögretmen olarak hem 66 aylik çocuklarla ilgilenecegiz hem de büyük çocuklarla. Biz de bocalayacagiz. Haziran ayinda ögretmenlere egitim verildi deniliyor aslinda egitim verilmedi. Bu ülkeyi kültürel olarak yikmak istiyorsaniz egitim sistemi ile oynamaniz gerek.4+4+4 sistemi çocuklarin okula gönderilmeme olanagini yaratmistir. Bizler çocuklarimiz için ciddi kaygi tasiyoruz. Bu sistem kamplasmayi, irkçiligi mezhepçiligi körükleyecek.

Tahsin Uluç (1. Sinif ögretmeni): Çagdisi, bilimsellikten uzak, hurafecilige dayanan bir sistemdir bu. 60-66 aylik çocuklari buna tabi kilmak ancak Nazi Almanyasi’nda olur. Hitler insanlari kobay olarak kullaniyordu. Simdi Tayyip Erdogan ve AKP’si bunu yapiyor. Benim de çocugum var. Yollamayacagim. Hatta dindar meslektaslarim var onlar da yollamayacak. Mardinliyim. Derik’te besik kertmesiyle 11 yasinda yasitlarimiz evlendiriliyordu. Bu tam da AKP’nin zihniyetini açikliyor. Çagri bu sisteme karsi kim bir araya geliyorsa onlarla top yekün birlikte mücadele edelim, örgütlenelim.



ALFABENIN 29 HARFINDE SUBE

Sema Barbaros / Gül Budak

Güngören’de gezdigimiz okullarda da tam bir karmasa hakim. Veliler de ögretmenler de ne yapacagini bilmiyor. Okul bahçeleri ve yakindaki çay ocaklarinda bekleyen velilere 4+4+4 hakkinda konusmak istedigimizi söylüyoruz. Zaten aradiklari buymus gibi hemen oturacagimiz yeri gösteriyorlar.

Hatice Baskan’in iki çocugu var. Biri 4.5 yasinda digeri 72 aylik. Abdi Ipekçi Ilkögretim Okulunda ögrenci. Siniflarin kalabalik olmasindan rahatsiz. 60 kisi var siniflarinda.  Baskan, “29 harfte sube mevcut olacak, siralar o kadar küçük ki, bu çocuklar nasil olacak da üçer kisi oturacak? Benim çocugum kardesiyle dahi oynamak istemiyor. Sikiliyor boyalariyla oynamak istiyor. Simdi ayni sinifta yas farkiyla nasil yapacaklar?” diye soruyor.  “Ilkögretimde egitim parasizdir” ifadesinin ortadan kaldirilmasiyla magdurun yine yoksul çocuklar olacagini ekliyor. Çünkü Hatice’ye göre zenginler zaten bu okullara çocuklarini göndermiyor. 20 kisilik kolejlere gönderiyorlar. “Tedirgin misiniz?” diye soruyoruz. “Hayir!” diyor ama kizgin: “Tedirgin olup ne yapacagim! Bu memlekette Vali, derdini anlatan kiza tokat atiyorsa yapacak ne var diye düsünüyorum. Kapali oldugum için sanmayin rahatim. Benim için önemli olan halkin çikarlari, bu durum bir kaosa yol açiyorsa yapmamak daha iyi” diyor. Sohbetimiz devam ederken onlara Bayrampasa’da bir okulun önünde karsilastigimiz Erencan’i anlatiyoruz. Erencan, “Abla her sey çalisan kadina oluyor” diye anlatmisti: “Benim annem çalisiyor, simdi tam zamanli okullari kaldirdilar. Bana 18 yasinda abim bakacak ama o da ise baslayacak” demisti Erencan.

Iste bu küçük anekdot kadinlardan Burcu Er’e tanidik geliyor. Çocugunu birakacak bir komsu buldugu için kendini sansli sayiyor. Burcu, “Okullarda nasil bir egitim alacaklar? Üniversitelerde kapasiteler belli, bu çocuklari nasil yerlestirecekler kimse bunu düsünmüyor. Sene basinda çocuklara boyama falan yaptiracaklar, sonra ‘hadi okuyun’ diyecekler” diye aktariyor endiselerini.

Necla Yildiz’in 60 aylik kizi ise, Kemal Kaya Ilkögretim okuluna yazilmis. Kizinin ilk günden beri çok agladigini, onun bu durumunu her gün üzülerek izledigini söylüyor. En azindan yasiti olan çocuklarin ayni okula gitmesi gerektigini savunuyor. Yasanin geri çekilmesinin herkes için en iyisi olacagini söylüyor.

ÖGRETMENLERiN ENDiSELI BEKLEYISI

Imam Hatip’e çevrilen okullardan biri Mehmetçik Ilkögretim Okulu. Çay ocaginda sadece veliler degil ögretmenler de bekliyor. Ne olacagini bilmiyorlar. Üç kadin ögretmenle çay içerek sohbet ediyoruz. Il ve ilçe atamasi yok, yapilan açiklama yok. “Okullar açildi deniliyor ama herkese dair bir muamma var” diye belirtiyorlar. Kimi 8 kimi 16 yillik ögretmenler. Hafta basini bekliyorlar, bir netlik kazanir mi, diye bekliyorlar. Egitim Sen’in Ankara eylemine daha güçlü katilmak gerektigini ama velilerle yürütülecek bir çalismanin anlamli oldugunu söylüyorlar.  (Istanbul/EVRENSEL)



  • Cuma 14.5 ° / 9.2 ° Güneşli
  • Cumartesi 14.2 ° / 9 ° false
  • Pazar 15.8 ° / 7.4 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı