TEKERLEKLI DÜNYADA AYDINLIGIN ISI

TEKERLEKLI DÜNYADA AYDINLIGIN ISI

Karanlik ve Aydinlik ayni sehirde yasiyorlardi. Yildizlari hiçbir zaman barismadi. Yapilan isler birbirlerine hepten zitti. Ne de olsa rekabetçi dönemde yasiyorlardi. Koyulan kurallar üzerinden isler yapiliyordu. Kuralin disina çikan, gümbürtüye gidiyordu

TEKERLEKLI DÜNYADA AYDINLIGIN ISI

Karanlik ve Aydinlik ayni sehirde yasiyorlardi. Yildizlari hiçbir zaman barismadi. Yapilan isler birbirlerine hepten zitti. Ne de olsa rekabetçi dönemde yasiyorlardi. Koyulan kurallar üzerinden isler yapiliyordu. Kuralin disina çikan, gümbürtüye gidiyordu.

Karanlik, Tekerlekli Dünya denilen yerde girdigi her delikten çikarken arkasinda kan ve gözyasi birakirdi.  Yarasa kilikli olmasa da, yaptigi isten fazlasiyla zevk alirdi. Karanlik derin islerde varligini sürdürürdü. Karanligin karanlik yardimcilari vardi. Karanligin yardimcilarinin karanlik haber alma kaynaklari vardi.  Anlayacaginiz karanlik her yerde vardi. Belki de aranizdan birileri neden olmasin?

Para ekseninde, karanlik isler dönerdi. Bu isleri karanlik düsünce, karanlik ellere yaptirirdi. Yapilan isin özelliklerine göre karanligin sesi etkileyici olurdu. Birçok kisi kim vurduya giderdi. Adi faili meçhul kalirdi.

Karanligin Imparatorlugu, dünyaya açtigi karanlik pencereden bildirisini okurdu:

“Teröristlerin kökünü kaziyacagiz!”

Kökler kazinirken, ortalik kargasaya dönerdi. Bu arada kimin kökleri kazinirdi? Ya da kim kime nasil kazittirirdi? Çözülmesi gereken bir bilmece degildir. Bu is birazda mantik isiydi.

Karanligin Imparatorlugu dünyaya açtigi karanlik pencereden birçok bildirisini okumustu. Bir bildirisinde:

“Bana karsi gelmeyen kulumdur, dostumdur. Digerleri postumdur.”

Buraya kadar Karanligin Imparatorlugu’nun yapmis oldugu dünya hizmetleri anlatildi. Ya sir olarak saklananlar? Ikili ya da birkaç kisilik anlasmalarda kimlerin girtlagina çöküldü?

Aydinlik dünyaya açilan penceresinden:

“Karanlikta hiçbir seyin kalmayacagini, aydinliga çikaracagiz.”

Söylemiyle Karanligin Imparatorlugu’nda isleri çok zordu. Karanligin isi gücü herkesi karanlikta korku içinde birakmakti. Sindirmede bu islerin bir parçasiydi. Iki ayakli, düsünen canlilari ortadan kaldirma, hayvanimsi diye adlandirilanlarinda kim vurduya götürme hünerleri de vardi.      Kendileri için çocuk oyuncagiydi. Bu isler geçmisten gelen islerdi. Isine gelmeyeni sisleyen islerdi.

Karanligin bir bildirisinde:

“Burayi isgale gelmedik! Yatili kalmaya geldik. Isimiz biterse, pardon! Isimize gelirse gideriz.”

Konusmalar hep safsataydi. Arasina göz boyamada katilmisti. Yersen hesabiydi. 

Karanligin tek adami, konusmasini yaptiginda satir aralarinda ikaz edici, biraz da tehdit edici, kan dökücü cümleler çikardi. Bunlar yarasa cinsinden degildi. Baska bir yaratik türünün genlerini tasiyorlardi. Anlayan anliyordu. Anlamayan robot yasantisina devam ediyordu.

Karanligin Imparatorlugu’nda büyükbas vardi. Aslinda birkaç taneydi. Bir tanesi vurucu, kirici, ortaligi karistirandi. Diger iki gücü takviye için hazirdi. Digerleri rolleri geregi güler yüzlü gözüken bir sahtekâr takimiydi.  fakat Özünde hepsi les kargalariydi.

Büyükbas bugün bir açiklama yaptiydi:

“Tekerlek Dünyayi tekrardan sekillendiriyoruz.”

Sinyal verilmisti. Tekerlek Dünyanin deniz asiri kabilelerinde kan gövdeyi götürmeye basladi. Ne hünerleri varmis böyle? Kanatli kuslari mavimsi gökyüzünden ölümcüllerini birakiyordu. Sekillenme demek ki böyle oluyordu.

“Tepelerine bindik. Kaçacak fare deligi ariyorlar.” Dedi karanligin sözcüsü.

Karanligin Imparatorlugu’nda baska bir büyükbas daha vardi. O da bir açiklama yapti ayni saatlerde:

“Bensiz dalis yapamazsiniz! Hani benim kanli payim?”

Demesiyle o da Deniz Asiri Ülkesinin karsi tarafina kondu. Konar konmaz oyuncaklarini sergiledi. Füzelerini cilaladi. Demir yigini olan tanklarini stratejik dedigi yerlere koydu. Ölüm mangalarini aci biber gibi ortaliga serpistirdi. Havasini atmasi gerekirdi. Yandas basin, pardon özgür basin karsisinda konusmaci:

“Demir attik buraya, paçaniz sikiyorsa gelin çikarin bizi!”

Diger büyükbas durur mu? Havaya karsilik havasini atti:

“Dünkü çocuk! Agir ol bakalim! Daha dün geldin bir destur de! Buralari benden sorulur ve diger Karanlik güçlerden.”

Sinyaller gerekli yere ulasinca, rakibine gözdagi vermek için bulundugu yerin yan dagina üs kurdu. Kiyamet koptu. Kan gövdeyi götürdü. Ne de olsa adi huzur operasyonuydu.

 Tüccar kilikli seytanimsi yaratiklar vardi. Ölümcül aletlerini peynir, ekmek gibi uluorta yerde satarak yollarini bulurlardi. Kimin öldügünün ne önemi vardi onlar için?

Barbarlar, Tekerlekli Dünya’nin her yerinde dönüyorlardi. Dönerken digerlerini de avuçlarinin içinde döndürüyorlardi. Olanlar altta kalanlara oluyordu. Demir yiginlari arasinda posalari çikartiliyordu.

“Bir taraflarina degil, alinlarina yazilmis; ölmek!”

Deseler de ölüme pisipisine davetiye çikartiyorlardi. Ne de olsa altta kalan esek cennetini boyluyordu. Önemli olan burada göz boyamayi iyi yapmakti. Arkasindan güzel sözlerle isi pekistirmekti.

Tekerlekli Dünya da cehennem ve cennet diye ikiye ayirmis birileri.  O birileri:

“Oraya söyle, böyle gidersiniz.”  Diye nutuk atmakta.

Pisipisine gidiyor birileri, oysa bahanesi hazirdi o birilerinin:

“Terör belasindan kurtarip, demokrasiyi getirecegiz.”

Deseler de her yer ceset tarlasina dönmüstü. Karanligin Imparatorlugu’nun demokrasi anlayisi böyle acayip bir seydi.

Aydinlik didindikçe Karanliklarin kullari isbasindaydi. Aydinligi yok etmek için tezgâh kuruluydu. Bir degil sayisizca tezgâh hazir vaziyette bekletiliyordu.

Tekerlekli Dünya’nin bir merkezinde kosusturmaca hâkimdi. Güç ve iktidar kavgasiydi bu yasananlar. Demokrasi, kardeslik isin maskesiydi. Tekerlekli Dünya zalimlerin cirit attigi bir mekândi. Aydinligin isi burada…