Bugün, 3 Nisan 2025 Perşembe

Tekstilde kriz derinleşiyor; Üretebiliyoruz ama kazanç yok

Tekstilde kriz derinleşiyor; Üretebiliyoruz ama kazanç yok

Büyük firmalar üretimi Mısır gibi düşük maliyetli ülkelere taşırken, küçük atölyeler ayakta kalma savaşı veriyor. Yıllardır tekstil sektöründe olan Aslan, “Biz üretiyoruz, kazanan Mısır oluyor” dedi.

Türkiye’nin en büyük istihdam alanlarından biri olan tekstil sektörü, son yıllarda derin bir kriz yaşıyor. Lokomotif sektörlerden biri olan tekstilde kriz derinleşirken kaçan kendini kurtarıyor. Artan üretim maliyetleri, dolar kuru baskısı ve iç piyasanın daralması, büyük üreticileri Mısır, Bangladeş ve Pakistan gibi ülkelere yönlendiriyor. Küçük ve orta ölçekli atölyeler ise siparişlerin azalmasıyla birlikte birer birer kepenk indiriyor.

Birgün Gazetesinden Ebru Çelik'in haberine göre:İstanbul Beyoğlu’nda bir tekstil atölyesine konuk olduk. Sektörde 30 yıla yakın deneyimi olan Erol Aslan, Türkiye’de üretimin neden sürdürülemez hale geldiğini, küçük atölyelerin hangi sıkıntılarla boğuştuğunu ve iş gücündeki değişimi tüm açıklığıyla anlattı.

‘DİKİŞ MAKİNESİ ÇALIŞIYOR AMA KÂR YOK’

Erol Aslan, çocuk yaşta sektöre adım atan bir isim. 1990’lı yıllarda, Türkiye’de tekstil sanayisinin altın çağını yaşadığı dönemde işin mutfağında yetişmiş. O günleri anlatırken sesi değişiyor: “Eskiden Türkiye’de tekstil demek, hareket demekti. Laleli, Osmanbey, Merter… Her yerde üretim vardı. Küçük atölyeler bile iş yetiştiremezdi. Şimdi ise işler o kadar düştü ki, bazı günler makineleri açmaya bile gerek duymuyoruz.”

Atölyede o gün gömlek üretimi yapılıyor. Birkaç gün önce elbise dikiliyormuş ama siparişler belirsiz. İşlerin düzensiz ilerlediğini anlatıyor Aslan: “Bugün gömlek dikiyoruz, yarın iş var mı belli değil. Eskiden tekstil, planlı bir sektördü. Şimdi ne zaman, ne geleceğini bilmiyoruz. 3 kişi çalışıyor şu an iş yok diye. İşçiler açısından da pek sürdürülebilirliği olmuyor tekstildeki kriz nedeniyle.”

TÜRKİYE’DE TEKSTİL NEDEN KRİZDE?

Aslan’a göre, tekstil sektörünün çöküşünde birkaç temel neden var:

Üretim Maliyetlerinin Artışı: İşçilik, kira, enerji ve hammaddenin pahalı hale gelmesi atölyeleri zorluyor.

Aslan krizin nedenlerini şöyle özetliyor: “Dolar kuru baskısı: Tekstil hammaddesi büyük ölçüde ithal ediliyor ve dövizle alınıyor. Ancak içeride kur baskılandığı için firmalar maliyetleri satış fiyatına yansıtamıyor.

İç Piyasada Daralma: Pandemi sonrası piyasa hareketlense de 2022’den itibaren iç tüketim azaldı. Küçük firmalar sipariş alamıyor.

Büyük Firmaların Mısır’a Kayışı: Türkiye’den Polonya ve Rusya’ya giden tekstil ürünleri artık Mısır’da üretiliyor. Firmalar ustabaşılarını bile yurt dışına gönderiyor.”

Aslan, bu sürecin kendisini nasıl etkilediğini ise şöyle anlatıyor: “Eskiden Türkiye tekstilde söz sahibiydi, şimdi fasoncuya dönüştü. Firmalar burada sadece numune yaptırıyor, asıl üretimi Mısır’a kaydırıyor. Sonra da bu malları tekrar Türkiye’ye getirip satıyorlar. Yani biz burada üretiyoruz ama kazanan Mısır oluyor.”

ATÖLYELERDE DEĞİŞEN İŞ GÜCÜ

Sadece üretim değil, atölyelerde çalışan iş gücü de değişmiş durumda. Yerli işçi bulmak neredeyse imkânsız. “Şimdi bir atölyede 10 kişi varsa, en az 5’i yabancı. Suriyeliler, Türkmenler, Afrikalılar… Eskiden Moğol işçiler vardı, şimdi daha çok Afgan ve Türkmen çalışanlar var. Yerli eleman artık bu işi yapmak istemiyor.”

Aslan, 90’lı ve 2000’li yıllarda tekstil ustalarının çıraklıktan yetiştiğini, yıllar içinde uzmanlaştığını anlatıyor. Ancak günümüzde işin zanaat yönü giderek kayboluyor.

Aslan ise bu konuda “Şimdi işçiler hızlıca yetiştiriliyor. Bir makineyi öğreniyor, başka bir iş bilmeden çalışıyor. Eskiden ustalık vardı, şimdi hız önemli” diyor.

KÜÇÜK ATÖLYELER İÇİN GELECEK VAR MI?

Tekstil sektörü Türkiye’de hâlâ büyük bir ekonomik güç, ancak bu güç küçük üreticilerin elinden kayıp gidiyor. Erol Aslan’a göre, sektörün geleceği belirsiz: “Eğer böyle devam ederse, 10 yıl sonra Türkiye’de sadece büyük fabrikalar kalır. Küçük atölyeler ya kapanır ya da tamamen fason üretime mahkûm olur.”

Atölyede gezdiğimiz sırada, Aslan bana kendi çizimlerini ve tasarımlarını gösteriyor. İçlerinden biri dikkat çekici bir kot üst. Çizimini yaparak kalıbını çıkarmış sonrasında ise dikerek ortaya güzel bir kıyafet çıkmış. Kumaşın kesiminden dikişine kadar her aşamasına hâkim olduğu belli. Ancak siparişlerin düzensizliği nedeniyle “Bu tasarımlar bazen hayata bile geçirilemiyor ”diyor Aslan. Çizim defterinde ise hayata geçirilemeyen nice tasarımları var. “Hayal ediyorum ve çiziyorum. Maliyetini karşılayabileceğimi bilsem kendi mağazamı açar ya da tasarımlarımı yapar satardım. Ancak bir kıyafet üretmek inanılmaz maliyetli” diyerek çizdiği tasarımları göstermeye devam ediyor.

Aslan’ın son sözleri, aslında sektörün genel ruh halini özetliyor: “Türkiye, bir dönem tekstilde dünya çapında önemli bir üretim merkeziydi. Ancak yanlış politikalar ve maliyet baskıları nedeniyle bu avantaj giderek kaybediliyor. Büyük şirketler, maliyetleri düşük tutmak için üretimlerini dışarı taşırken, yerli üreticiler için rekabet edebilmek giderek imkânsız hale geliyor.

Biz tekstilciler, her zaman krizlerle yaşamaya alıştık. Ama ilk kez bu kadar büyük bir belirsizlik var. Bugün varız, yarın olur muyuz, bilmiyoruz. Türkiye’nin tekstil politikaları gözden geçirilmezse, bir zamanlar ekonominin bel kemiği olan bu sektör, sadece hatıralarda kalabilir.”

#tekstil #kriz #firma #şirket #atölye



  • Perşembe 14.3 ° / 9.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cuma 14.5 ° / 9.2 ° Güneşli
  • Cumartesi 14.2 ° / 9 ° false