3. ULUSLAR ARASI BALKANLAR VE GÖÇ KONGRESI BASLADI
Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu`nun düzenledigi, Konusu “Asimilasyon, sürgün, soykirim” olarak belirlenmis “ 3. Uluslar Arasi Balkanlar ve Göç Kongresi” basladi.
Istanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Cemil Bilsel Kanferans Salonunda açilisi yapilan “ 3. Uluslar Arasi Balkanlar ve Göç Kongresi” üç gün sürecek ve 7 Kasimdaki oturumlar sonrasi kapanisi yapilacak.
Kongrenin açilisini kongre baskani Prof. Dr. Ali Arslan yapti. Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu Baskani Ayhan Bölükbasi ve Istanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet sirasiyla açilis konusmasi gerçeklestirdiler.
Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu Baskani Ayhan Bölükbasi açilis konusmasinda, “gerçek göç, asimilasyon, sürgün ve soykirim Balkanlarda ve Kafkaslarda yasanmistir…” dedi.

Konusmasinin devaminda ise; “ Bizde o acilari yasayanlarin torunlariyiz. Bu gerçegi anlatamadik, unuttuk unutturulduk. Geçmiste yasanan acilari bilecegiz ama o acilarla yasamayacagiz. Balkan savaslarinda nice acilar yasandi bir nesil geçmeden, her sey unutuldu. Unuttuk. Unuttugumuz için yakin geçmiste Bulgaristan’da tarihin en büyük göçü yasandi. 700 bin kisi üç ayda göç etmeye zorlandi. Bosna’da insanlar hunharca katledildi. Aradan yirmi yil geçti onlari da unuttuk. Unuttukça, bizlere unutturuldukça; göç, asimilasyon, sürgün ve soykirimlar dünyanin baska bölgelerine, baska cografyalarina kaydi. Ve böyle giderse biz daha böylesi acilar çok görür ve yasariz.”
Açilis konusmalarindan sonra protokol konusmalarina geçildi. MHP Kocaeli milletvekili Lütfü Türkkan Konusmasinda; Suriyelilerin Türkiye’ye ilticasini, bizimle ana vatanina dönen göçmenlerle benzer görenler bize haksizlik ediyorlar…” dedi. 
CHP Istanbul Milletvekili ve Genel Baskan Yardimcisi Faik Öztrak ise;
CHP Genel Baskan Yardimcisi Faik Öztrak; " Göçenler yasadiklari ciddi travmalara ragmen, Türkiye Cumhuriyeti’ni geçmisin korku ve nefreti üzerine insa etmediler. Bu, dünya tarihinde az rastlanan bir durumdur…" dedi.
Öztrak konusmasina; “ Rumeli ve Balkanlar`daki Türkler ve Müslümanlar tarihin en büyük mezalimlerinden birine maruz kalmistir. 1821 Mora Isyani`yla baslayip 1922`ye kadar devam eden süreçte "93 Harbi” olarak bilinen 1877-1878 Osmanli-Rus Savasi, acilarin zirveye ulastigi tarihtir.
Osmanli`nin Rumeli ve Balkanlara saldigi kökler arka arkaya gelen savaslarla koparilmaya çalisilmistir. Tarihte emperyalizmin oyunlarindan en çok aci çeken ülkelerden bir milletin torunlariyiz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti yurttaslarinin önemli bir bölümünü Bulgaristan`dan, Yunanistan`dan, Arnavutluk`tan, Kosova`dan, Bosna`dan, Kafkaslar`dan, Rusya`dan, Ukrayna`dan ve baska yerlerden gelenler olusturuyor. Bu insanlar yasadiklari ciddi travmalara ragmen, Cumhuriyeti, geçmisin korku ve nefreti üzerine insa etmediler. Bu, dünya tarihinde az rastlanan bir seydir.
Ardi ardina gelen felaketlerdeki kayiplarimizin korkunçluguna ragmen, bu kayiplarimiz için yas tutmadik. Geçmisi geçmiste biraktik. Çocuklarimiz geçmise saplanmasinlar diye tarihin bu karanlik kismina bakmadik. Yüzümüzü gelecege döndük. Ama artik geçmiste yasananlari sogukkanlilikla degerlendirebilecek, tarihimizin bu acili döneminden dersler çikarabilecek olgunluga eristik.
Geçmisimizi bilmeliyiz, bilmeliyiz çünkü; Bu topraklardan öte gidecek baska yerimiz olmadigi, kimseye verecek bir çakil tasimiz dahi olamayacagi için bilmeliyiz. Son ve ebedi vatanimizin Anadolu ve Trakya oldugunu anlamak için bilmeliyiz. Yeni etnik husumetlere kapilmamak, eski husumetleri hortlatmamak ve yeni savaslara neden olmamak için bilmeliyiz. Tarihin sarkacinin bir daha ayni acilarla salinmamasi, yasanan acilarin tekerrür etmemesi için bilmeliyiz. Dün, Ermeni meselesini Dogu’da ikinci bir Bulgaristan çikarma projesi olarak gören, bugün ise soykirim olarak tanimlayan devletlerin, Balkanlar`da Türklere ve Müslümanlara yapilan mezalim hakkinda neden tek kelime etmediklerini anlamak ve anlatabilmek için bilmeliyiz.

29 Ekim sabahi bu ülkenin topraklarindan yabanci bir askeri gücün geçmesinin ve bunlara alkis tutulmasinin milletimizin basina ne büyük belalar açabilecegini anlatabilmek için bilmeliyiz. Atatürk milliyetçiliginden etnik milliyetçilige, laiklikten mezhepçilige savrulusun ülkemizin ve bölgemizin basina açabilecegi belalari görmek için bilmeliyiz…"
Açilis ve protokol konusmalarinin ardindan yemek arasi verildi. Yemek sonrasi Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu Baskani Ayhan Bölükbasi’nin baskanliginda Kongre açilis oturumu gerçeklestirildi.

