Tarih: 01.01.2018 00:00

Yeni bir utanç kararina izin vermeyecegiz

Facebook Twitter Linked-in

Sakarya’da 34 kisinin cinsel istismar ve tecavüzüne ugrayan 14 yasindaki kiz çocugunun davasi yarin Sakarya Adliyesinde görülecek. Davada yaslari 15 ile 19 arasinda degisen 25 sanik tutuklu, 3’ü çocuk  9 kisi  ise tutuksuz yargilaniyor. Tutuksuz saniklar arasinda Sakarya Emniyetinde görevli iki polis de var. Sakarya Valisi Mustafa Büyük, esi de Sakarya Adliyesinde hakim olarak görev yapan polislerden N.S.’nin yurt disina kaçtigini, diger polis E.T.’nin ise baska bir ile tayin oldugunu açikladi. Sanik olarak yargilananlardan birinin avukatligini Sakarya Barosu Baskani Nihat Nalbantoglu üstleniyor. Kizin avukati Harika Günay Karatas’a yönelik ise baskilar söz konusu. Yeni bir utanç karari çikmamasi için kadinlar davayi takip edecek. N.Ç. ve Fethiye davasina müdahil olan avukatlarin bir kismi da bugün destek için Sakarya Adliyesinde olacak.

BU DAVA ADALET IÇIN BIR ADIM OLSUN

Av. Harika Günay Karatas, davada karsi tarafin N.Ç. davasindaki gibi kizin “rizasi oldugu” savunmasini yapacagini, karar bu yönde çikarsa bunun yeni bir hukuk skandali olacagini ifade ediyor. Adliyede avukat odasinda karsilastigi meslektaslarinin “Bosuna ugrasiyorsun, bir sey çikmaz, daha önce de yasandi, neden ugrasiyorsun, bosu bosuna ekmeginden olacaksin” dedigini aktaran Karatas’a göre bu “Meslek etigi açisindan da kabul edilemez” bir durum.  

Daha önceki utanç davalariyla “ilginç” bir benzerlik de tecavüz saniklarindan birinin avukatligini Sakarya Barosu Baskaninin yapiyor olmasi. Diger saniklarin avukatligini ise Sakarya’nin bilinen avukatlari üstlendi.  Karatas bu duruma iliskin “ Baro baskani sonuçta bizim meslek kurulusumuzun temsilcisidir. Bu davada saniklarin tarafinda olmasi savunma hakkinin kutsalligini göstermez. Bu taciz ve tecavüz sisteminin devamliligi  için bir adimdir.” diyor.

“Ben bu davanin, karanligin içerisine gömülen adalet sisteminin, halkin adalet duygusuna olan güvenin kazanilmasi için bir sans oldugunu düsünüyorum. Mahkemelerin kutsanan erkek egemen zihniyetin karanligindan kurtulup, bas taci edilen taciz ve tecavüz zihniyetinin disinda kalarak, bir çocugun hayatinin bitmemesi, sönmemesi ve onun tekrar hayata dönebilmesi için karar vermesi gerekiyor” diyen avukat, geçmisteki utanç kararlari karsisinda üzgün degil öfkeli oldugunu, o nedenle de yasadigi baskilara ragmen kararli oldugunu ifade ediyor.

“Kadinlarin da, çocuklarin da var oldugunu, iskenceye, tecavüze ve tacize ugradiklarinin ve adalet aradiklarini yine kadinlar gösterecek” sözleriyle de tüm kadinlari bu davayi takip etmeye çagiriyor. (Istanbul/EVRENSEL)


TECAVÜZÜN DEVLET POLITIKASI OLDUGUNU BIR KERE DAHA GÖRDÜK

Eren Keskin- N.Ç. davasinin avukati
N.Ç. davasi kamuoyunun çok bildigi, mücadeleler ve kadinlarin destegi nedeniyle de gündemde tutulan ve ne yazik ki adaletsizlikle sonuçlanan bir dava. Ve ne yazik ki benzer olaylarin konu oldugu onlarca bilinmeyen, duyulmayan dava var. Ortada bir gerçek var, bu bir devlet politikasi, gerek yazili hukuk, gerekse uygulama kadinlara yönelik çifte standartli bir bakis açisina sahip. Tutuklananlarin çocuk yastaki saniklar oldugunu görüyoruz, esas olarak tutuklanmasi gereken devlet memurlarinin korunuyor olmasi bunun bir devlet politikasi oldugunun göstergesidir. Hukukun üstünlügünü ve küçük yastaki çocugun magduriyetini gözetmesi gereken “hukuk adamlari” da bu davada tecavüz saniklarindan yana taraf olabiliyor. Elbette kimsenin savunma hakki engellenemez. Ancak örnegin N.Ç. davasindaki tepkilerinin inandiriciligi açisindan bu kisilerin bu tür davalarda sifatlari dolayisiyla tecavüz saniklarinin müdahilligini yapmamalari gerekir. N.Ç. de haberi okudu, isminin sürekli geçiyor olmasindan rahatsizlik duyuyor, bu çok biçak sirti bir konu, bu çocuklar iki harfli hayatlar sürmek istemiyorlar. Yasamlari boyunca tasiyacaklari izler konusunda hepimizin hassas olmasi gerekir. Davaya bakan hakimin, savcinin ve avukatlarin da bu hassasiyetleri göstermesi gerekiyor. Bu yastaki çocuklarin cinsel istismarinda “riza” aramak, biraz hukuk bilgisi ve izani olan kimsenin yapmayacagi bir sey. Biz N.Ç. ile yalnizca avukat- müvekkil iliskisi kurmadik, onun annesi, ablasi, arkadasi olduk. Bu süreçlerin ne kadar zor geçtigini, dayanismanin ne kadar önemli oldugunu biliyoruz. Bu davanin da bir utanç kararina dönmesine izin vermeyecegiz.


PESINI BIRAKMAYIZ

Meriç Eyüboglu- Fethiye Davasi Avukati: Maalesef bir toplu tecavüz davasinda tecavüzcülerin o sehrin esrafindan olmalariyla, faillerin avukatligini baro baskaninin yapmasiyla ilk kez karsi karsiya kalmiyoruz. Fethiye davasinda Mugla Baro Baskaninin davadan el çekmesi için çok sayida kadin avukatin imzasiyla bir kampanya yürütmüstük. Davayi takip eden bir avukat arkadasimiz su anda Ankara Barosu tarafindan sorusturuluyor. Bir de beraat karari çikti. Fethiye Davasi bize dayanismanin ne oldugunu da ögretti, ögrendiklerimizle Sakarya davasini takip edecegiz. Bu davada  faillerden ikisinin emniyet görevlisi olmasi, bu kisilerin yargilama makaminda da esleri dostlari olmasi davanin selameti açisindan da kaygi verici. Yargilamanin “hukuka uygun” oldugunu düsündügümüz zamanda bile yasananlar göz önüne alindiginda olumsuz seylerle karsilasabiliriz. Sakarya’daki bu davanin “riza” konusundaki korkunç içtihadin degismesine vesile olmasini istiyoruz. Riza, tecavüz suçunda tartisilacak bir kavram degildir.  Biz bu davayi da Fethiye’den ögrendigimiz dayanisma ile takip etmeye devam edecegiz.


SAKARYA’DA YASANANLARA KADINLARDAN CEVAP VAR

Sakarya’da da çok tartisilan bu davada kadinlar da harekete geçmis durumda. Sakarya Kadin Platformu, kadin ve insan haklari örgütleri, çesitli sendikalara ve siyasi partilere üye olan kadinlar da bugün adliye önünde olacak.  

Sakarya IHD Sube Baskani Neslin Gümüs:  Haziran ayindan beri konunun takipçisiyiz. Biz de destek verecegiz. Bu olaylar ne ilk ne de son. Bu ülkenin genel durumu bu. Kiskirtilmis erkekligi, devlet politikasini sorgulamak gerekiyor. Dava süreçlerinde kadin dayanismasi çok önemli. Bundan güç alan kadinlar artik yasadiklarini daha rahat anlatabiliyorlar. Mahkemelerin aldigi “rizasi vardi” karari kabul edilemez, kaldi ki bu olayda isin içinde emniyet mensuplari da var. Bir arada ve güçlü olmaliyiz ki adalet yerini bulsun.

Özgül Kahraman - Egitim Sen Sakarya Subesi Kadin Sekreteri: Her davada görüyoruz ki devlet adalet sistemiyle, bürokrasisiyle, bakis açisiyla kadinlari siddete, tacize ve tecavüze mahkum ediyor, adalet arayislarinin önünü kapatiyor, N.Ç. ve Fethiye davasinda gördügümüz gibi kararlariyla da bu bakis açisini tasdik ediyor, yayginlastiriyor. Sakarya’da kurulan ‘Kizin da bir suçu vardir, mutlaka bir sebebi vardir’ cümlelerinde devletin ve adalet mekanizmalarinin da parmagi var.  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi haberler gazetelerde çiktiktan sonra müdahil oldu, önemli ancak yeterli degil. Bizim diger davalardaki dayanisma örneklerinden ögrenerek bu davaya daha güçlü sahip çikmamiz gerekir. Biz de Sakarya Kadin Platformu olarak takipçiyiz.”


N.Ç. DAVASINDA NE OLMUSTU?

Mardin’de 2003’te 12 yasindaki N.Ç.’ye, aralarinda kamu görevlilerinin de bulundugu 31 kisinin tecavüzünün yargilandigi davada karar, yedi yil sonra çikmisti. Mahkeme heyeti, dört sanik hakkinda beraat karari verirken, o dönem Kiziltepe Kaymakamligi Yazi Isleri Müdürü olan R.S, Mardin Il Jandarma Komutanliginda görevli Yüzbasi E.E.’nin de aralarinda bulundugu 26 saniga 1 yil 8 ay ile 5 yil arasinda degisen hapis cezalari verdi. Kararin gerekçesini açiklayan mahkeme heyeti N.Ç’nin istemedigi kisiyle beraber olmayabilecegini ve eyleminin ahlaki kötülügünün farkinda oldugunu söyledi. Mahkeme, saniklarin N.Ç.’ye yönelik eylemini “Zorla alikoyma degil rizaen alikoyma” diye nitelendirerek cezayi alt sinirdan belirledi. Yargitay 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin “N.Ç’nin saniklarla rizasiyla birlikte oldugu” yönündeki utandiran kararini onadi. Daire ayni gerekçeyle saniklar hakkindaki “Rizasini alarak alikoymak” suçunun zaman asimindan düsmesi kararlarini da onadi ve böylece ‘zorla alikoymak’ suçundan alacaklari 5-10 yil arasi hapisten de kurtardi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —